Samsun Basın İlan Bölge Müdürü Mustafa Mustafa Bayraktar ilimizi ziyaret ederek Yozgat yerel basını ile öğle yemeğinde bir araya geldi.
BAYRAKTAR’DAN BASINA ZİYARET

İl Özel İdaresi Sosyal Tesisleri’nde yapılan toplantıya Yozgat il merkezi ve ilçelerden basın mensupları katılırken yemek sonrası sohbet edildi.
“KONUŞMAK, TANIŞMAK İÇİN GELDİK”
Basın İlan Kurumunun faaliyetleri hakkında bilgi veren Bayraktar"Basın İlan Kurumu 1961 yılında kurulan bir kurul. Yapısı gereği 36 tane kurul üyesi var. 12 hükümet, 12 tane bağımsız, 12 tane de gazeteciler oluşan bir genel kurul yapısı var. Her gruptan ikişer kişi yönetime geliyor ve yönetim kurulu başkanı hükümetin atamış olduğu kişi oluyor. Şuanda da Genel Müdürümüz Rıdvan Duran'dır. 1 Ocak 2019'da Tokat ve Amasya Samsun'a bağlandı, 1 Temmuz 2019'da Çorum ve Yozgat bağlandı, 1 Kasım 2019'da da Ordu ve Giresun bağlandı. Şuanda 8 tane ilin faaliyet alanı içerisindeyiz. Bunların 4'ü şubeler bazında, 4'ü de valilik bazında. Konuşmanın, tanışmanın iyi olabileceğini düşündüğümüz için bugün buraya bir ziyaret planladık. Rektör Bey, Vali Bey ve Belediye Başkanı ile bir araya geldik. Şimdi sizinle bir araya geldik. Basın İlan Kurumu butik bir kurum olmasına rağmen çok etkili bir kurum. Geçen sene Türkiye genelinde yerel ve ulusal düzeyde 493 milyon TL para dağıtımı gerçekleştirildi. Yani hem düzenleyen hem destekleyen hem de denetleyen bir kurum. Valilikler ile alakalı mevzuat çalışmalarının dışında kendi şubelerimizde yapmış olduğumuz çalışmalar şuanda 28 şube ile faaliyet göstermiş bulunuyoruz. Bu şubeler ile beraber her ayın 15'inden sonra para ödemesi yapıyoruz. 493 Milyon TL'yi gazetelere dağıtan kurum aynı zamanda her gazeteciye 4 bin 800 TL ödemesiz faizsiz para veriyor. Muhtaç durumda olan gazetecilere 10 yıl çalışma şartına bağlı olarak 4 bin 800 TL para veriyor. Ölen gazetecilerin yakınlarına da 6 bin TL hibe para veriyor. Her ay kendi safi kazancımızın yüzde 5'inide gazeteci derneklerine veriyor. Bundan Yozgat Gazeteciler Derneği de para alıyor. Bunun dışında 'Basın Ahlak Esasları' var. Hiç kimse kimseyi belgesiz manşete çekerek toplumda kötü duruma düşüremez. Bu zaten ahlaka da aykırıdır. Yapanlarla alakalı yaptırımları da var. ister şikayet üzerine ister resen bu konu ile alakalı karar alma yetkinliğine sahip. Aynı zamanda azınlık gazetelere de yıllık belirli bir para ödemesi yapılıyor" dedi.
"MÜREKKEP KOKUSUNU ALAN İNSAN ONU KOLAY KOLAY BIRAKAMAZ"
Gazeteciliğin bırakılamayacak bir meslek olduğunu dile getiren Bayraktar,"Şahıs olarak ben de gazeteciyim zaten. Ben 2010 yılında bu kuruma girerken ulusal basından gazetelerinin temsilciliğini yapıyordum. Yani çok uzak değilim. Bu işin matbaasını da bilen, muhabirliğini de bilen, haberini de bilen biriyim. Haberciliğin biteceğini hiçbir şekilde düşünmüyorum sadece şekil değiştirebilir. Dijital ortamda yayınlanmasının sebebi de bu. Ajans gazeteciliğine doğru giden bir gazetecilik söz konusu. Bir gazeteyi bir insanın alması için, okuması için bazı özel haberlerin olması lazım. Türkiye geneline hitaben konuşuyorum tabi genel anlamda olandan bahsediyorum bunun muhakemesini siz yapın. Savaşın bile canlı yayınlandığı bir dünyada yaşıyoruz. İlk haberlerin ortaya çıkışını düşünürsek peçeteye ulaklarla başlayan haberciliğin nereye geldiğine bakmamız lazım. İnternet haberciliğine baktığımızda inanılmaz bir hız hakim şuan. Herkes gazeteci şu devirde teknolojinin gelişimi ile birlikte bu daha da yaygınlaştı. Ama bu işin bir de mesleği var. Yani mürekkep kokusunu alan insan onu kolay kolay bırakamaz bırakmamalı da" şeklinde konuştu.
"BİZ AYNI TABANIN BALIKLARIYIZ"
Son olarak habercilik değişecek değişiyor da zaten diyen Bayraktar,”Gelişmekte olan ülkelerde gazete tirajlarına baktığımızda çok yüksek olduğunu görürüz. Gelişmiş ülkelerde ise tam tersidir internet medyası çok güçlüdür. Gazeteler toplumların geleneklerini sonraki nesillere aktaran en önemli argümanlardır. Eskiden sayıştayların belge niteliğini taşıyan gazeteler vardı. Değişim her şeyde ama gazetecilik anlamında baktığımız zaman habere bakış da değişmiş durumda. Tüketen bir toplum olduk. Diziyi seyretme oranı 50 saniyeyi geçmiyor insanların. Bir yerden haber bekleme düşüncesi çok yanlış . Özel haber yapmak lazım, insanlara bir albeni sunmak lazım. Bu kente sahip çıkacak olan da gazetecilerdir. Ama doğru şekilde sahip çıkmak gerekiyor. Doğru yönlendirmek lazım. Siz varsanız biz varız. Yani bu mesleği icra edenlere biz şapka çıkarmaktan başka ne yapabiliriz. Biz aynı tabanın balıklarıyız aynı denizde yüzüyoruz. Çok güzel bir söz vardır: İnsan iki banyo arasındayız. Doğduğunda ebesi yıkar, öldüğünde imamı yıkar. Arada kirli kalmamak lazım. Bu şehir bizim ya bu şehre zarar vermenin ne gibi bir faydası var. Şehrin değerine her alanda sahip çıkmamız lazım. Hepimizin üzerine aynı güneş doğuyor. Teşekkür ediyorum katıldığınız için. Yine bir araya gelmek ümidi ile" ifadelerini kullandı.

 

Yorumlar