TARİH GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR Yozgat’ta gerçekleştirilen kazılarla ilgili açıklamalarda bulunan Yozgat Müze Müdürü Hasan Kerim Şenyurt; Yozgat Sorgun, Peyniryemez Köyü, Çadırhöyük Kazısı Şahmuratlı Köyü, Kerkenez Dağı Kazısı, Büyüktaşlık Köyü, Kuşaklıhöyük, Sarıkaya Roma Hamamı bölgelerinde yapılan kazılar sonucunda bulunan kalıntıların Yozgat...
TARİH GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR
TARİH GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR Yozgat’ta gerçekleştirilen kazılarla ilgili açıklamalarda bulunan Yozgat Müze Müdürü Hasan Kerim Şenyurt; Yozgat Sorgun, Peyniryemez Köyü, Çadırhöyük Kazısı Şahmuratlı Köyü, Kerkenez Dağı Kazısı, Büyüktaşlık Köyü, Kuşaklıhöyük, Sarıkaya Roma Hamamı bölgelerinde yapılan kazılar sonucunda bulunan kalıntıların Yozgat Müzesi’nde sergilendiğini söyledi. 2015 yılı içerisinde Yozgat ili sınırında yapılan arkeolojik çalışmalar hakkında açıklamalarda bulunan Yozgat Müze Müdürü Hasan Kerim Şenyurt, 4 tescilli noktada kazı çalışmalarını sürdürdüklerini dile getirdi. Bu bölgelerden çıkan kalıntıları Yozgat Müzesinde sergilediklerini dile getiren Şenyurt, yeni yılda da kazı çalışmalarına tüm hızla devam edeceklerini ifade etti. “5 BİN 500 YILLIK KÜLTÜR” Yozgat Sorgun, Peyniryemez Köyü, Çadırhöyük Kazısı çalışmalarıyla ilgili bilgiler veren Şenyurt: “ABD’nin New Hampshire Üniversitesi’nden Dr. Gregory McMahon başkanlığındaki ekiple yürütülen Sorgun İlçesi, Peyniryemez Köyündeki Çadırhöyük kazısı 1993-1994 yılı Alişar kazılarının devamı niteliğinde 1999 yılında başlatılmış olup, 2011 yılına kadar Chicago Üniversitesi tarafından yürütüldü. 2011 yılında kazı başkanlığını devralan Dr. Gregory McMahon beraberindeki heyetle birlikte yapılan kazılar halen devam etmektedir. Çadırhöyük’te M.Ö.4500 yıllarından İslami dönemlere kadar yaklaşık 5500 yıllık kültür katmanları ortaya çıkarılmaktadır.” dedi. “ÇADIRHÖYÜK’TE 63 KİŞİLİK EKİP ÇALIŞTI” 2015 yılında akademik bir ekip ve işçilerden oluşan 48 kişiyle başlayan kazıların 63 kişi ile devam ettiğini hatırlatan Şenyurt: “Höyüğün 5 farklı noktası ve höyüğün doğusunda 2 alanda kazı çalışmaları yürütüldü. 16 Haziran’da başlayan kazılar 11 Ağustos’a kadar devam etti. Önümüzdeki yıllarda köy içinde bulunan kazı evine bir kampus görünümü kazandırılması, höyüğe tanıtıcı tabelalar yerleştirilmesi ve kazılan alanların doğa şartlarının etkisine karşı korunması için üretilecek projelerin uygulanması şeklinde devam ettirilmesi planlanıyor.” diye konuştu. “KERKENEZ’DE ÇALIŞMALAR 22 YILDIR DEVAM EDİYOR” Sorgun, Şahmuratlı Köyü Kerkenez Dağı Kazı çalışmalarına da değinen Şenyurt: “Kerkenez Dağı’nda bulunan antik kent yaklaşık 7 km uzunluğunda sur duvarlarına ve 2,5 kilometrekare yerleşim alanına sahiptir. Kentte ilk arkeolojik araştırma ve kazılar Chicago Üniversitesi Oriental Institude’den Alişar kazı ekibince 1926-1928 yıllarında yapıldı. 1993 yılında ODTÜ’den Dr.Geoffrey Summers başkanlığındaki ekiple yüzey araştırması şeklinde yeniden başlatılan çalışmalar zamanla kazıya dönüşerek 2011 yılına kadar devam etti. 2012 yılından itibaren ise kazı çalışmaları Yozgat Müzesi başkanlığında yine Chicago Üniversitesi ve Muğla Üniversitesi ile ortak şekilde yürütülmüştür. Ülkemizin en büyük Demir Çağı (M.Ö.10-6. Yüzyıllar) antik kenti olarak düşünülen Kerkenez’de yürütülen çalışmalar 22 yıldır aralıksız devam ediyor. Şu ana kadar yapılan çalışmalarda Saray Yapı Kompleksi, Kapadokya Kapısı ve doğu sur duvarlarının 120 metrelik bir kısmı ortaya çıkarıldı. 2015 yılı kazıları 29 Mayıs-7 Temmuz tarihleri arasında yerli ve yabancı 27 kişilik ekiple sürdürüldü ve kazı çalışmalarında ortaya çıkan buluntular Yozgat Müzesinde açılan Kerkenez Salonu’nda sergileniyor.” görüşlerine yer verdi. “KUŞAKLIHÖYÜK’TE TAPINAK ÇIKTI” Sorgun, Büyüktaşlık Köyü, Kuşaklıhöyük kazı çalışmalarının 2008 yılında başlatıldığını vurgulayan Şenyurt: “Kuşaklıhöyük’te ilk arkeolojik araştırmalar 2008 yılında İtalya’nın Floransa Üniversitesinden Prof.Dr.Stefania MAZZONI tarafından başlatıldı. 2012 yılına kadar yüzey araştırması yapıldı, 2013 ve 2014 yılında Yozgat Müzesi başkanlığında kazı çalışmaları başlatıldı. 2014 yılı kazı sezonu bitimine yakın Bakanlar Kurulu izni geldi. 2015 yılından itibaren Kuşaklıhöyük kazıları Bakanlığımız adına Floransa Üniversitesi tarafından yürütülüyor. Bu yerleşimin Hitit metinlerinde geçen Zippalanda olma ihtimali üzerine çalışmalar devam ediyor. 2013 yılında yapılan çalışmalarda doğu terasta 875 metrekarelik anıtsal bir yapı (tapınak) ortaya çıkarıldı.” dedi. “İLAVE PROJELER HAZIRLANDI” Çalışmaların yaklaşık 3 ay sürdüğünü hatırlatan Şenyurt: “2015 yılı çalışmaları toplamda yaklaşık 80 gün sürdü ve özellikle tapınak alanında ve höyüğün güneyindeki saray olduğu düşünülen büyük yapıda önümüzdeki yıllar için de ümit vaat eden çalışmalar gerçekleştirildi. Köyde bulunan kazı evine 2016 yılında ilave depo, yatakhane, laboratuvar binaları yapılması için proje hazırlandı. 2015 yılı kazılarında ayrıca bir çivi yazılı tablet parçası da ortaya çıkarılarak müzeye teslim edildi.” diye konuştu. “ROMA HAMAMI KAZISINDA 3 ADET HAVUZ ÇIKARILDI” Son olarak Sarıkaya’da bulunan Roma Hamamı hakkında da bilgilendirme de bulunan Şenyurt: “Roma Hamamı’nın açığa çıkarılması için Sayın Valimiz Abdulkadir Yazıcı’nın talimat ve destekleri ile hamamın önünü kapatan binalar kamulaştırılarak yıktırıldı ve yapılan kazılarla 3 adet antik termal havuz ortaya çıkarıldı. Hamam binasının batı cephesi günümüzde ayakta kalan en önemli kısmıdır. Bu kısım yaklaşık 30 metre uzunluktadır. Ülkemizin birçok yerinde bulunan termal kaynaklar Roma zamanında da kullanılmış ve bunlardan bazılarının üzerine termal hamam binaları yapılmıştır.”görüşlerine yer verdi. “TERMAL TEDAVİ MERKEZİDİR” Sarıkaya Roma Hamamı’nın Anadolu’daki Roma Dönemi’ne ait sayılı termal hamamlardan biri olduğunu söyleyen Şenyurt: “Bu yapıda yeraltından çıkan sıcak su kaynağı doğrudan kullanılmış. Kazılar sonucu elde edilen verilere göre binanın bazı bölümlerinde sıcak su kullanılarak mekânların zeminden ısıtılması sağlanmış. Sarıkaya Roma Hamamı antik dönemde bir termal tedavi merkezidir. Yapının en üst kısmındaki friz süslemelerinde boğa başı figürü ve yılan figürleri birlikte işlenmiş. Yılan figürü mitolojide tıp ve sağlık tanrısı olan Asklepios’un simgesidir. Kazılarda bulunan 145-146 yıllarına tarihlendirilen Antoninus Pius’a ait bir Kayseri şehir sikkesinden Sarıkaya Roma Hamamı’nın yapılış tarihini M.S. 2.yüzyılın ortaları olarak belirlemek mümkündür.” ifadelerine yer verdi.
Yorumlar