ÇAMLIK AÇMAZI

 11 Haziran 2019 Salı (3 ay önce)
 653
Mehmet Ali ÇAKIR
Mehmet Ali ÇAKIR

ÇAMLIK AÇMAZI
“Çamlığın başında tüter bir tütün”
Çamlık; tüm Yozgatlıların, hafızasında, hatırasında izi olan; övündüğümüz, avunduğumuz, eğlendiğimiz, yarenlik ettiğimiz, yar ile buluştuğumuz, yardan ayrı kalınca kafayı bulduğumuz, nara atıp delikanlılığımızı gösterdiğimiz,aynalı körüğe binip dolaştığımız, serinlemek için kafamızı soğluğa soktuğumuz, bir zamanlar kayak yaptığımız, kar kuyuları açıp dondurmada kullandığımız; alıç, armut, erik toplayıp sattığımız; kuşburnu toplayıp, marmelat yaptığımız; kamp kurduğumuz, yere göre sığdıramadığımız, başı dumanlı soğluğumuz.Yozgat il merkezinin en büyük yeşil örtüsü.
Çamlık, 300 yıllık karaçamların süslediği, bu çamların derin ve engin gölgelerinde huzur bulduğumuz yer. Bir zamanlar şah kartalların uçtuğu alan. Şimdi de; kaya kartalı, atmaca, arı kuşu, ardıç kuşu, karga, serçe, tepeli toygar gibi kuş çeşitlerinin uçtuğu, 212 çeşit bitkinin süslediği, baş tacımız.
Çamlığımızın bir başka özelliği daha var; ülkemizde 1958 yılında başlayan millî park çalışmaları sonucunda ilân edilmiş ve şu anda sayıları 43 olan millî parkların ilki. Bu ilk olma yönüyle ödüllü yarışma programlarına soru oluyor. Çamlığın millî park özelliği, onu hem önemli yapıyor ve hem de ondan istifadeyi zorlaştırıyor.
Hızlı nüfus artışı, sanayileşme, şehirleşme, beraberinde çevre ve sağlık meselelerini de doğurdu. Daha fazla insanı doyurmak için daha fazla ürün; daha fazla ürün elde etmek için bitkilere hormon vermek gibi. Fosil yakıtların, hem kaynaklarının azalması hem de çevreye verdikleri zarardan dolayı temiz enerji kaynaklarına yönelmek ve bunun sonucunda nükleer enerji santrali kurmak gibi. Nükleer enerji santrallerinin yeterince güvenli olmaması durumunda bir atom bombasından daha tehlikeli olması gibi. Bütün bunlar çağımızın en temel ikilemi. Daha fazla üretim, daha fazla tüketim ve buna bağlı çevre kirliliği miyoksa çevresağlığı mı? Çamlık da, bu ikilemden nasibini aldı.
Çamlığımıza eski zamanlarda rahatça girip çıkıyorduk. Herhangi bir kısıtlama yoktu. Sonra bir baktık, kapı konuldu, makbuz kesilmeye başlandı çünkü Çamlık millî parktı ve millî parklara giriş paraylaydı. Bu ücretler Yozgat ölçeğinde ve pahalı olduğu için ara bir yol bulundu. Yozgat Belediyesi ile Millî Parklar Müdürlüğü arasında yapılan anlaşma ile Çamlık, belediye tarafından kiralandı ve daha makul yeni bir ücret tarifesi belirlenerek mesele bir parça çözülmüş oldu. Ancak çamlığın içinde bulunan ve bir dönem eseri olarak kıymetli sayılabilecek ve herkesin Gazino diye bildiği bina, bir sayın valimiz tarafından yıktırıldı. Bu yıkımdan sonra Çamlık varlığıyla öğündüğümüz ancak kıymetinden istifade edemediğimiz bir hale geldi. Çünkü bir bardak çay içilebilecek, bir lokma yemek yenilebilecek tek bir mekân, kalmamıştı. Anlayacağınız Çamlık’ta sadece hava alabiliyorduk.
Çamlık Millî Parkı’nın mutlak koruma altına alınmasıyla ilgili karar çıktıktan sonra, piknik yapmaya alışkın olduğumuz alanlar kapatıldı ve ihtiyacı görmek üzere eteğindeki meşeliklere ve Cevdet Dündar Göleti’nin yakınlarına yeni piknik alanları kuruldu. Mutlak Koruma Alanı ilân edilen yerin girişine levhalar dikildi.Levhalarda ,Dikkat! Mutlak Koruma Bölgesine Girmek Yasaktır. Uymayanlar hakkında 2873 Sayılı Millî Parklar Kanunu ve 6831 Orman Kanunu gereğince yasal işlem yapılacaktır, yazıyordu. Gazinonun olduğu yere yeme içme ihtiyacını gidermek üzere bir bina ve dal koparılmasına izin vermediğimiz halde Doğa Eğitim Merkezi denilen tabiatla uyumsuz bir başka bina daha yapıldı.
Bütün bunları niçin yazdım? Bir sevgili arkadaşımız, sosyal medyada eski alanda termosuyla götürdüğü çayı içmesine izin verilmediğini paylaştı. Halbuki oradaki eski binada ve yanındaki görevli binasının bahçesinde yetkililer çay içebiliyordu. Ortada bir adaletsizlik vardı.
Mutlak Koruma Bölgesi’nin sınırları tam olarak neresidir, bizler bilemeyiz. Çamlığı gözümüz gibi korumak bizim için de önemli bir vazifedir. Gazinonun bulunduğu alana araç ve insan girebiliyor, o mekânlardan istifade edebiliyorsa, termosuyla çay içmeye gidenlere de, anılan mekânların yakınında ve sınırları belirlenmiş bir alanda benzeri imkân sağlanmalıdır. Yetkililerimiz buna uygun ve ara bir çözüm bulmalıdır.
Ne Çamlık ağaçsız ve yeşilsiz kalsın; ne biz, Çamlık’tan ve Çamlık’ta çay keyfinden mahrum olalım.

 

 

Yorumlar