ŞEYHZADE VE EHL’İ SÜNNET

 17 Temmuz 2019 Çarşamba (4 ay önce)
 501
Mehmet Ali ÇAKIR
Mehmet Ali ÇAKIR

  Kısa adı AŞK VAKFI olan, Ahmet Şevki Ergin Kültür ve Hizmet Vakfı,  13 Temmuz Cumartesi günü, adını aldığı Şeyhzade Ahmet Şevki Ergin Hoca Efendi(k s)’ yi  anma toplantısı yaptı.

  Yozgatlıların Şeyhzade Ahmet Efendi ,  diye bildiği ve andığı muhterem zat, şehrin manevî önderiydi. TasavvuftaNakşi, Halvetî ve Kadirî tarikatlarının terbiyesini almış ve bu yollarda Mürşid-i Kâmil olmuştu.  Hem Yozgat’ta hem de Türkiye’nin dört bir yanında bu özellikleriyle bilinir ve tanınırdı. Peygamberlerin mucizeleri, Allah Dostlarının da kerametleri vardır. Yozgat’ta da merhum Şeyhzade’nin  birçok kerameti anlatılır. Bana göre O’nun en büyük kerameti, “halk içinde Hakk’la beraber”olmasıydı. Ayrıca yaklaşık on yıl hastalığı sebebiyle, yıllarca fahri imamlığını yaptığı camiye gelememesi ve dışarıya çıkamamasına rağmen, neredeyse diz boyu karlı bir gündeki cenazesine katılan on binler, kendisinin ne kadar sevildiğinin ve kıymetinin işaretidir.

  Hoca Efendi’nin, insanlara ruh terbiyesi vermekten, ehl-i sünneti telkin etmekten başka bir gayesi olmamıştı. Şeriatın icabı olan farz ibadetlerinde, özellikle namazda eksiği bulunan kimseleri, tasavvuf yoluna kabul etmez, evvela bu eksikliklerini tamamlamasını söylerdi. Kendisine danışan kimselere ruhsat yolunu işaret etse de kendisi takva yolundan ayrılmazdı. Hâli ile dili, birbirinin aynıydı.

 AŞK VAKFI, Şeyhzade Ahmet Efendi’yi anma toplantılarını bir gözyaşı dökme ya da merhumun arkasından ah etme toplantısı olmak yerine bir anlama toplantısı şeklinde gerçekleştirmektedir. Bu maksatla neredeyse  her anma toplantısında katılımcılara verilmek üzere bir kitapçık bastırmaktadır. Bu kitapçıklarda merhum Şeyhzade’nin hayatının yanısıra takip ettiği tasavvuf yolu ve İslâm dininin de özellikleri yer almaktadır.

  AŞK VAKFI, bu yılki anma toplantısında da yine bir kitap yayınladı ve toplantıya gelen misafirlere hediye edildi. Bu yılki kitabın konusu,Ehl-i Sünnet itikadı olarak belirlenmiş. Kur’an İslâm’ı, Mezhepsizlik, Sünnetsiz İslâm, Hadis-i Şeriflerin mevzuluğugibi konuların konuşulup, tartışıldığı; İslâm adına bir takım toplulukların kafa kestiği; kendilerinin dışındakileri tekfir edenlerin çoğaldığı günümüzde bu kitabın çok önemli olduğuna ve kafamızdaki soru işaretlerinin birçoğunu çözeceğine inanıyorum.

Kitaptaki Ehl-i Sünnet yolu; “ İslâm hakikatini Kur’an-ı Kerim’in ayetleri ile Sevgili Peygamberimiz(s.a.v.)’in hadis-i şeriflerinden, efâl ve ahvâlinden öğrenen, “İşlerinhayırlısı orta yoldur”Nebevî hükmüne istinaden itidâlüzre yürüyen, Asr-ı Saadet’ten günümüze hâdiseleri ve meseleleri ilim, irfan ve hikmet boyutlu bir anlayışla yorumlayıp, mü’minlerin sağduyusuyla bütünleşen, ifrat ve tefritten âzâde kalarak “vasatî ümmetliği/orta yolda olmayı”tercih eden fıkhî ve itikâdî ekollerin bir arada bulunduğu çok geniş bir dairedir.”şeklinde tarif edilmiştir.

Ehl-i sünnetin  itikadının ayrıntılı olarak anlatıldığı kitaptan çok dikkat çekici bulduğum bir konuyu paylaşıyorum.

  “Ehl- i sünnet yahut ehl-ibid’atten olup Kıble’ye yönelerek namaz kılan bütün Müslümanlara ehl-i Kıble denilir. Ehl-i Sünnet’e göre amel imandan bir cüz olmadığı için bir kimse büyük günah işlese bile dinden çıkmış sayılmaz, sadece günahkâr olarak kabul edilir, netice olarak İmam’ı Âzam’a (k.s.)’a göre ehl-i Kıble tekfir edilemez”.

   Sadece bu paragraf bile günümüzdeki bir takım aşırılıkları önlemeye yeter. Bu inanca sahip olan kimselerin terör estirmesi, başkalarını İslâm dışı görmesi, İslâm adına kafa kesmesi mümkün müdür?

Öyle anlaşılıyor ki İslâm Toplumu, Ehl-i Sünnet yolunu tercih etmiş olsa aralarındaki tüm ayrı gayrılıklar bitecektir.

  Bu vesile ile Şeyhzade Hacı Ahmet Efendi’ye bir defa daha Allah(c.c.)’dan rahmet diliyor,  başta  vakıf başkanı Ali Şakir Ergin Bey olmak üzere, Aşk Vakfı’nın yöneticilerine ve tüm emek verenlerine şükranlarımı sunuyorum. Cenab-ı  Hak,  emeklerini zayî etmesin, bizlere de ehi-i sünnet yolunda olmayı nasip etsin.

 

 

Yorumlar