Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen) mayıs ayı içerisinde 12 doktor, 11 hemşire, 8 ATT, 7 sağlık çalışanı ve 4 güvenlik görevlisinin şiddet mağduru olduğunu bildirdi.
Sağlıkta Mayıs ayı şiddet raporu

Covid-19 enfeksiyonuna bağlı vakalarının tavan yaptığı, bu nedenle de 17 günü kapanma süreciyle geçen Mayıs ayında, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet maalesef yine durmadı. Sağlık birimlerinde ay boyunca yaşanan 22 şiddet vakasında, 42 sağlık çalışanı mağdur oldu.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen) mayıs ayı içerisinde 12 doktor, 11 hemşire, 8 ATT, 7 sağlık çalışanı ve 4 güvenlik görevlisinin şiddet mağduru olduğunu bildirdi.
Sağlık-Sen Yozgat Şube Başkanı Atakan Erciyas "Mayıs Ayı Sağlıkta Şiddet Raporu" paylaştı.
Sağlık-Sen Yozgat Şube Başkanı Atakan Erciyas , mayıs ayında yaşanan 22 şiddet vakasında 42 sağlık çalışanı mağdur olduğunu söyledi.
Sağlık çalışanlarına uygulanan şiddetle mücadelenin kuşatıcı ve istikrarlı olması gerektiğini vurgulayan Şube Başkanı Erciyas, Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere siyasi iradenin bu zorunluluğu yerine getirmesi gerektiğine değindi.
Şube Başkanı Erciyas, 31 saldırganın rol aldığı bu şiddet olaylarının, genel anlamda tüm sağlık çalışanları üzerindeki psikososyal etkisini rakamlarla ortaya koymanın mümkün olmadığına dikkat çekerek, “Her ay tanık olduğumuz bu tablo, özelde sağlık çalışanlarının kanayan yarası gibi gözükse de aslında tüm toplumu ilgilendirmektedir.
Çünkü sağlık çalışanları bu toplumun şifa kaynağıdır. Kaynağa yönelik bir tehdit tüm bireylerin, tüm toplumun tehdidi anlamına gelmektedir. Sağlık çalışanlarına şiddet bu denli can yakıcı ve kapsayıcı iken, mücadelenin de aynı oranda kuşatıcı ve istikrarlı olması zorunluluktur. Başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere siyasi irade, bu zorunluluğun gereklerini yapmakla yükümlüdür. Nihai hedef, şiddetin yaşanmadan önüne geçilmesi olmalıdır. Yani enerji sarfiyatı şiddetin sebeplerine kanalize edilmelidir” dedi.
Sağlıkta şiddetin önüne geçilmesi noktasında adımların atılmasının gerektiğinin altını çizen Erciyas, “sağlık hizmetlerinin sunulduğu tesis ve ortamlardaki fiziki ortam ve önlemlerin gözden geçirilmesinden, önleyici kolluk hizmetlerine, tesislerde iş akışının düzenlenmesinden, iş ve işleyiş hakkında bilgi ve iletişim kanallarının yeniden düzenlenmesine, olay sonrası hukuki takip süreçlerinden, mağdurlara psikososyal destek verilmesine kadar pek çok hususta ciddi adımlar atılmalıdır” ifadelerini kullandı.
Sağlık Bakanlığı haricinde medyadan eğitime, yasama organından adli birimlere kadar pek çok kuruma da önemli görev ve sorumluluklar düştüğünü aktaran Erciyas, Sağlık-Sen olarak, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet hususunda hiçbir gerekçeyi kabul etmedikleri gibi sorunun çözümü noktasında sorumluluktan kaçılmasını da kabul etmediklerine vurgu yaptı
Şiddetin “ama”sı olmadığı gibi mücadele noktasında ihmal edilir bir yanının da olmayacağını aktaran Erciyas, “Mayıs ayında yaşanan şiddet olaylarına baktığımızda, 22 vakanın 18'inin hem sözlü hem fiili olarak meydana geldiğini görüyoruz. Olayların 3’ü sözlü 1’i ise mobbing olarak gerçekleşti. 22 şiddet olayının; 10’una hastalar, 9’una hasta ve hasta yakınları, 1'ine yönetici, 2’sine ise magandalar sebebiyet verdi.Daha önceki aylarda gerçekleşen şiddet olaylarında olduğu gibi şiddetin türleri de failleri de aynı.
Üzücü olan bir diğer durum ise saldırganların çoğunun vicdanları rahatlatıcı cezalar almamasıdır. Ay boyunca yaşanan şiddet olaylarında 9 saldırgan hakkında herhangi bir işlem yapılmadı. Bunun yanında 5’i gözaltı sonrası serbest bırakıldı, 8’i hakkında soruşturma başlatıldı, 2’si hakkında cezai işlem uygulandı. Ancak 4 saldırgan tutuklanırken, 3’ü hakkında da arama kararı çıkarıldı.
Bu veriler sağlık çalışanlarını daha fazla yaralar mahiyettedir. Çünkü şiddet olaylarında, yaptığının yapanın yanına kâr kalması, yaşanan travmayı derinleştirmektedir.
Yaşanan şiddet olaylarının adresi Mayıs ayında da değişmedi. Vakaların 17’si hastanelerde, 2'si ASM’lerde, 3’ü sahada meydana geldi.
12 doktor, 11 hemşire, 8 ATT, 7 sağlık çalışanı, 4 güvenlik görevlisi bu ay şiddet mağduru oldu. Şiddet, doktor – hemşire, tekniker - güvenlik görevlisi ayrımı yapmadığı gibi yine cinsiyet ayrımı da yapmadı. Olaylarda 16’sı kadın, 26’sı ise erkek olmak üzere 42 sağlık çalışanı mağdur oldu” diye konuştu.
Sağlık Çalışanları Kahramanlıklarıyla Anılmalı
Mayıs Ayı Sağlıkta Şiddet Raporunu değerlendiren Erciyas, şu ifadelere yer verdi:
“Mücadeleleriyle koronavirüsü bile alt eden sağlık çalışanları, ne yazık ki şiddet meselesiyle baş etmekten acizler. Çünkü şiddet sağlık çalışanlarını en beklemedikleri anda yakalıyor. Saldırgan bazen hasta oluyor bazen de hasta yakını. Sağlık çalışanlarının aciz oldukları yer burası. Şifa aramaya gelen kişi, bir anda bir saldırgana dönüşüyorsa, can kurtarma derdindeki sağlık çalışanı ne yapsın! Burada Bakanlığa çok büyük görevler düşüyor. Artık sağlıkta şiddet haberleri duymak istemiyoruz. Sağlık çalışanları emekleriyle, kahramanlıklarıyla anılmak istiyor. Bir saldırganın gözü dönmüşlüğü sonucu haber bültenlerine konu olmak istemiyor sağlık çalışanları. Elbirliği ile bu sorunun üstesinden gelmek mümkün. Hiçbir sorun çözümsüz değildir. Yeter ki istensin ve gereken hassasiyet gösterilsin.”

Yorumlar