AHLAR... VAHLAR...

 20 Nisan 2021 Salı (3 hafta önce)
 282
Çetin MERMERTAŞ
Çetin MERMERTAŞ

Bizimkiler merak etmiş.
Sebastian nerede?
Sebastian bu.
Arada bir ortaya çıkar.
Sonra kaybolur.
Nerde olduğunu.
Nereye gittiğini.
Kimlerle buluştuğunu.
Kimseler bilmez.
Meçhuldur.
Ama, dost gibi dosttur.
Bilin.
*
Sebastian ile bir araya geldik.
Ramazan ayı.
Pandemiyi konuşurken.
Artan vakalara dertlenirken.
Havadan sudan derken.
Konuyu Yozgat’a getirdi.
Ahı gitmiş vahı kalmış.
Dokunma desemde.
Eline aldığı sazla.
Başladı söylemeye.
Üniversite sıkıntılı.
Bürokrasi sıkıntılı.
STKlar sıkıntılı.
Esnaf sıkıntılı.
Arkadaş, arada iyi olanı sıkıştırsana.
Yok.
Sebastian bu.
Anlattıkça anlattı.
Sıkıntıların olduğu bir yerin.
Mutlu olması.
İleriyi görmesi.
Toplumsal çalışmaya girmesi.
Kenti düşünmesi.
Beklenebilir mi?
Beklenmez.
O zaman.
Boşa nefes tüketiyoruz.
Gidelim.
*
Sebastian üniversiteye takıldı.
Hayal kırıklığına uğramış.
Yönetimsel sıkıntıların.
Üniversiteyi bu kadar hırpalayacağını beklemiyormuş.
Zaafiyet varmış.
Bak hele.
Güç mücadelesi yapılıyormuş.
Yönetimsel baskı kurulmaya çalışılıyormuş.
Bak işe.
Kim?
İdare
*
İç mücadelenin.
İç yapılaşmanın.
İç sistemin oynadığı yerde.
Gelişme nasıl sağlanacak?
Sebastian’da tam buradan dokunuyor.
Üniversite kendini yönetimiyor.
Yozgat’a zarar veriyor.
Yani.
Önceki dönemleri arıyoruz.
Arattırıyorlar.
*
Binbir umutlarla getirilen.
Referans olunan.
Üniversiteye biçilmiş kaftan denilen.
Rektör tartışmaların odağında.
Kurumsal mutsuzluk ön planda.
Dışarıya iyi şeyler yansısa da..
İleriye dönük planlar yavan kalacak şekilde.
*
Sebastian anlattıkça anlatıyor.
Susmuyor.
İnsan merak ediyor.
Üniversite Yozgat’ı mı geliştirecek?
Yoksa.
Yozgat üniversiteyi mi taşıyacak.
Hadi gel çık işin içinden.
*
Desene gitti bir dört yıl daha...
*
Anlatabildim mi?

Yorumlar