Muğla’nın Menteşe ilçesinde açılan yetişkinlere yönelik okuma yazma kursu, anlamlı bir başarı hikâyesine sahne oldu. 66 yaşındaki Gülgün Akçay, yıllarca içinde ukde kalan okuma yazma hayalini gerçeğe dönüştürerek hem çevresine hem de kurs arkadaşlarına ilham verdi. Kozağaç Mahallesi’nden gelerek kursa katılan Akçay, azmi ve kararlılığıyla kısa sürede dikkat çekti. Hayatının büyük bölümünü okuma yazma bilmeden geçirdiğini dile getiren Akçay, bugün geldiği noktada kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmenin mutluluğunu yaşıyor. Bu süreç, öğrenmenin yaşı olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Yılların Hayali Gerçeğe Dönüştü
Gülgün Akçay’ın hikâyesi, yıllar önce yarım kalan bir hayalin yeniden filizlenmesiyle başladı. Kendi isteğiyle kursa katıldığını ifade eden Akçay, ailesinin desteğinin bu süreçte kendisine güç verdiğini söyledi. Günlük yaşamda karşılaştığı zorlukların artık geride kaldığını belirten Akçay, özellikle hastane gibi resmi işlemlerde yaşadığı sıkıntıları şu sözlerle dile getirdi:
“Eskiden kimlik bilgilerimi bile söylemekte zorlanıyordum. Şimdi ise her şeyi öğreniyorum, telefon numaramı rahatça söyleyebiliyorum.”
Bu değişim, yalnızca bireysel bir kazanım değil, aynı zamanda sosyal hayata katılım açısından da önemli bir adım oldu. Okuma yazma öğrenmenin özgüvenini artırdığını vurgulayan Akçay, artık daha bağımsız bir yaşam sürdüğünü ifade ediyor.
Manevi Hedefi Onu Motive Etti
Akçay’ın öğrenme sürecindeki en büyük motivasyon kaynaklarından biri de manevi hedefleri oldu. Okuma yazmayı öğrenme isteğinin ardında yatan en önemli nedenin, kutsal kitabın anlamını kendi başına okuyabilmek olduğunu belirten Akçay, bu hedefe ulaşmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını dile getirdi.
“En büyük isteğim Kur’an-ı Kerim’in mealini okuyabilmekti. Bunun için çok çabaladım. Şimdi yavaş yavaş okuyorum, çok şükür başardım” diyen Akçay, bu başarının kendisi için büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu söyledi.
Bu süreçte karşılaştığı zorluklara rağmen pes etmeyen Akçay’ın hikâyesi, özellikle yetişkin bireyler için cesaret verici bir örnek olarak öne çıkıyor. Eğitim hayatına geç yaşta başlamanın bir engel olmadığını gösteren bu örnek, toplumda farkındalık oluşturuyor.
Öğretmeninden Tam Not: “Azmi Örnek Olmalı”
Kursun eğitmeni Gülsüm Uçar da öğrencisinin azminden övgüyle bahsetti. Akçay’ın her derse büyük bir istekle katıldığını belirten Uçar, yetişkin bireylere eğitim vermenin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.
“Her gün sınıfa büyük bir heyecanla geliyor. Hiç devamsızlık yapmadı. Bu azim gerçekten takdire değer” diyen Uçar, okuma yazma bilmeyen herkesi kurslara katılmaya davet etti.
Yetişkin eğitiminin önemine dikkat çeken Uçar, bu tür kursların bireylerin hayatında büyük değişimler yarattığını belirterek, öğrenmenin hiçbir zaman geç olmadığını vurguladı.
“Öğrenmenin Yaşı Yok” Gerçeği Bir Kez Daha Kanıtlandı
Gülgün Akçay’ın hikâyesi, yalnızca bireysel bir başarı değil, aynı zamanda toplumsal bir mesaj niteliği taşıyor. Okuma yazma bilmeyen bireylerin eğitim hayatına kazandırılması, hem bireysel gelişim hem de toplumsal kalkınma açısından büyük önem taşıyor.
Uzmanlar, yetişkin eğitimi programlarının yaygınlaştırılmasının, özellikle kırsal bölgelerde önemli bir ihtiyacı karşıladığını ifade ediyor. Bu tür kurslar sayesinde bireyler hem günlük yaşamlarını kolaylaştırıyor hem de sosyal hayata daha aktif katılım sağlıyor.