Elinde altın olanları ilgilendiren açıklamalar geldi. Geçer, kripto varlıklar ve değerli metallerdeki son hareketliliğin kalıcı bir yıkım olmadığını, aksine büyük sermaye gruplarının faiz beklentileri üzerinden kurguladığı yapay bir baskıdan ibaret olduğunu ifade etti. Sistemin temel itici gücü sayılan petrol ve doğalgaz maliyetlerindeki hızlı erimenin, yakın gelecekte Fed tarafını faiz indirimine mecbur bırakacağı kaydedildi.
Keşfedilmeyi Bekleyen Sır: Enerji Koridorlarında Neler Oluyor?
Enflasyonist baskıların hafiflemesinde jeopolitik gerilimlerin masadan kalkması başrolü oynuyor. Uzman ismin değerlendirmelerine göre, buradaki asıl kilit lokasyon Hürmüz Boğazı. Enerji hatlarındaki değişimi aktaran Geçer, "Petrol arzı Hürmüz Boğazı'nın neredeyse tamamen açılması ile birlikte hızla artıyor. Günlük 20 milyon varilden fazla petrol çıkışı oldu" tespitinde bulundu.
Sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) gemileri de hızla Körfez bölgesinden ayrılarak küresel pazarlara yöneliyor. Artan bu devasa arz sonucunda petrol fiyatları 70 dolar bandına kadar geriledi. Mevcut tablonun devam etmesi halinde piyasaların 60 dolar seviyelerini bile test edebileceği belirtildi. Üretim kotaları konusunda Irak'ın radikal bir tutum sergilediği ve gerek duyulması halinde OPEC üyeliğinden ayrılarak sınırsız satış yapmayı planladığı aktarıldı. ABD Hazine Bakanı Bessent cephesinden gelen açıklamalar da İran krizinin sönümlenmesiyle beraber küresel enflasyonun düşüş trendine gireceği yönündeki beklentileri teyit ediyor.
Kritik Verilerin Satır Aralarındaki Gerçekler
Amerika Birleşik Devletleri tarafından açıklanan yüzde 4,1 oranındaki Mayıs ayı çekirdek PCE (Kişisel Tüketim Harcamaları) verisi, yatırımcılarda anlık bir korku yarattı. Ancak bu rakamın geçmiş döneme ait bir gösterge olduğu ve paniğe mahal vermemesi gerektiği vurgulandı. Nisan ve Mayıs aylarında petrol varil fiyatlarının 110 dolar sınırını aştığı, bu sebeple enflasyondaki söz konusu yükselişin son derece olağan karşılanması gerektiği ifade ediliyor. Faiz politikalarına yönelik beklentilerini paylaşan tecrübeli ekonomist, "Birilerinin söylediği gibi Fed faiz artırımı yapmayacak. Aksine faiz indirimi için ortam ve koşullar yavaş yavaş oluşmaya başladı" yorumunu yaptı.
Makroekonomik veriler de bu durumu net bir şekilde destekliyor. Dayanıklı mal siparişlerinde yüzde 4,5, yeni konut satışlarında ise yüzde 7,3 oranında sert düşüşler yaşandı. Ekonomi yönetiminin büyüme rakamlarını ve konut sektörünü feda edemeyeceği gerçeğinden yola çıkılarak, Haziran ve Temmuz aylarındaki olası enflasyon düşüşlerinin ardından, 3. çeyrek sonu ile 4. çeyrek başlarında faiz indirimlerinin resmi olarak masaya geleceği bildirildi.