Müslümanlar için günahlardan arınma, temize çıkma ve ilahi affa ulaşma vesilesi sayılan Berat Gecesi, ismini Arapça 'Berâe' veya 'Berâet' kelimesinden alıyor. Dilbilimcilere göre bu ifade; iki şey arasında ilişki olmaması, kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya borçtan temize çıkması manasını taşıyor. Şaban ayının on beşinci gecesine bu ismin verilmesi, gecenin barındırdığı büyük manevi potansiyelden kaynaklanıyor. İnanışa göre bu gece, Müslümanların Allah'ın affı ile günah yükünden kurtulup 'beraat' edecekleri umuluyor. Bu sebeple İslam kaynakları bu zaman dilimini 'Mübarek Gece', 'Rahmet Gecesi' ve kurtuluş belgesi anlamına gelen 'Sak Gecesi' gibi çok özel ifadelerle tanımlıyor.
BERAT GECESİ ANLAM VE ÖNEMİ
İslam inancına göre Berat Gecesi'nde senelik kader programı belirleniyor. Dini kaynaklara göre gelecek bir yıl içerisinde yaşanacak ölüm, kaza, hastalık ve kazanç gibi olaylar Berat Gecesi'nde hükme bağlanıyor. Bu sebeple Müslümanlar bu gece de ibadetlerini yerine getirmeye daha çok önem veriyor. Ayrıca Hz. Muhammed'in 'Allah Teâlâ şâbanın on beşinci gecesi dünya semasında tecelli eder ve Kelb kabilesi koyunlarının kılları sayısından daha fazla kişiyi bağışlar' şeklindeki hadisi gecenin önemini anlatan en güçlü referans olarak kabul ediliyor.
KANDİL İSMİNİN OSMANLI KÖKENİ VE İLK İBADETLER
Gecenin halk arasında 'Kandil' olarak isimlendirilmesinin kökeni ise Osmanlı tarihine ve II. Selim dönemine uzanıyor. 16. yüzyıldan itibaren bu mübarek gecelerde minarelerde kandil yakılması geleneği, gecenin adının 'Kandil' olarak hafızalara kazınmasını sağlıyor.
Ayrıca Berat Gecesi'ni tarihsel olarak öne çıkaran bir diğer olay da kıble değişimi olarak biliniyor. Bazı İslam alimleri, Müslümanların ilk kıblesi olan Kudüs'teki Mescid-i Aksa'dan Mekke'deki Kabe'ye yöneliş emrinin, Hicretin ikinci yılında Berat Gecesi'nde gerçekleştiğini belirtiyor. Tarihi kaynaklara göre bu geceyle özdeşleşen bazı özel ibadet şekilleri de ilk defa 1056 yılında Kudüs'te Mescid-i Aksâ'da görülmeye başlarken, zamanla İslam coğrafyasına yayılarak bugünkü manevi atmosferin temellerini oluşturuyor.