BİZ BU FİLMİ DAHA ÖNCE İZLEMİŞTİK

Abone Ol

Ülke gündemi Devlet beyin açıklamasıyla tepe taklak oldu.

Devlet bey terör örgütünün kendisini artık kapatsın diyor.

Katil Apo’ya umut hakkı tanınsın hatta gelsin mecliste Dem sıralarından bunu ilan etsin diyor.

Bence olmayacak bir iş…

Terör unsurları gelip teslim olacak.

Silahlarını bırakacak falan filan…

Bu açıklamanın ardından ortalık karıştı desek yeridir.

Milliyetçi guruplar buna çok sert tepki gösterdiler.

Türkiye benzer bir durumu çözüm sürecinden yaşamış ve bir felaketle sonuçlanmıştı.

Uzmanlar bu durumu Feto’nun provoke ettiğinin o yüzden başarıya ulaşmadığını söylüyor.

İşte tamda Feto’nun ölümünden sonra bunun bir kez daha dile getirilmesi akla kalıcı bir çözümün önünde bir engel kalmadığını düşündürüyor.

Oysa ilk adım Feto daha ölmeden önce DEM sıralarına uzatılan elle başlamıştı.

O zaman başka bir durum var.

Ben yapılan açıklamalardan ziyade bu açıklamalara bizi neyin sürüklediğini merak ediyorum.

Malum İsrail’in içinde Türkiye’nin de olduğu bölgeye egemen olması noktasında derin devlet organları bir şey mi gördü?

Türkiye’nin önünde bizlerin bilmediği ama onların bildiği ve gördüğü çok büyük bir tehlike mi var.

Zira bu açıklama MHP’yi ciddi manada zorlayacak bir adım.

Siyaseten bir intihar olan bir adımı atma gerekçeleri nedir.

Çünkü bu açıklamanın birebir aynısı CHP yapsa şuanda onlara neler neler denmişti.

Aklımız gerçekten de çok karıştı.

Kişisel fikrimi soruyorsanız kalıcı bir çözümün olmasını isterdim.

Ama olmadığını test ettik. Yüzlerce asker ve sivil hayatına kaybetti.

Ülkemizin bir bölümünde bildiğiniz çete savaşları yaşandı.

Maddi ve manevi büyük acılar yaşadık.

Bitti denilen PKK’ya yapılan çağrıyı anlamakta zorluk çekiyoruz.

Bilmediğimiz bazı gelişmelerden dolayı yorum yapmaya çalışıyoruz.

Kalıcı bir çözümün terör unsurlarının ortadan kalkmadığı sürece gerçekleşeceğini düşünmüyorum.

Mamafih sınırlarımızın hemen ötesinde terör örgütlerine ait küçük küçük devletler görmeye başlayacağız.

Bunlar malum ülkelerin desteği ile olacak.

Tüm caba bunun önüne geçmekse beyhude olacak.

Yapılacak tek şey sınır güvenliği için mevcut sınırlarımızın genişlemesi ve sağlan vekalet güçlerinin oluşturulması olacaktır.

SINIR GÜVENLİĞİ MESELESİ

Orta doğunun hiç bitmeyen savaşlarının sonucunda ideolojik harita heveslileri hiç olmadığı kadar hedeflerine yakınlaştı.

Bu nasıl bir coğrafya ise koskoca bir dünya bu sınırların içinde konsol oyunlarında olduğu gibi savaş oyunlarını oynuyorlar.

Joystick kimin eline geçerse şımarık bir çocuk gibi tüm tuşlara basmaya çalışıyor.

Amerika da seçimi kazanacağı tahmin edilen Trump  ise hunharca bu kolun kendisine geçmesini bekliyor.

Herhalde bizim ve dünyanın en korktuğu durumda bu olsa gerek.

Filistin resmen olmasa da filen bitti.

Lübnan her gün bombalanıyor ve koskaca bir ülke bırakın karşı atağa geçmesi serçe parmağını bile kaldıramıyor.

Peşinden sıra İran’a gelecek.

Sonrasında sıra hangi ülkelere gelecek…

Buna engel olacak ülkelerin başında Rusya geliyor.

Fakat onları da hem Ukrayna ile olan savaşları hem de tüm dünyanın uyguladığı ambargo ile meşguller.

Diğer karşı duruş sergileyecek olan Çin bitmek bilmeyen virüslerle meşgul.

Onlarında komşularıyla olan yeni bir savaşın içinde…

Senaryo çok güzel kurulmuş.

Tıkır tıkır işliyor.

Bölgenin diğer  güçlü ülkesi olan Türkiye ise PK, Feto, Darbe ve ekonomik krizlerle mücadele ediyor.

Tüm bu karşı çıkacak ülkeler esasında kafalarını kaldırıp büyük oyunu bozacak durumda değiller.

İşte böyle karışık bir coğrafya da yaşıyoruz.

Sınırlar yeni baştan çizileceği zamanlara geldik gözüküyor.