Türk Sanat Müziği sanatçısı Bülent Ersoy'un serveti bir kez daha gündeme geldi. 'Param çok, harcayacak yer arıyorum. Bu kadar parayı kime bırakacağım?' sözleriyle sık sık gündeme gelen Bülent Ersoy, kazancını gayrimenkul ve değerli taşlara yatırmayı tercih ediyor. Özellikle taktığı paha biçilemez mücevherlerle dikkat çeken sanatçının, sadece takı ve nakit varlığının bile milyonlarca doları bulduğu konuşuluyor. Yılların birikimiyle oluşan bu servet, sadece konutlarla sınırlı kalmıyor; turizm ve işletmecilik alanında da ciddi yatırımları kapsıyor.
BÜLENT ERSOY'UN MAL VARLIĞI VE GAYRİMENKULLERİ
Sanat dünyasının en çok kazanan isimlerinden biri olan Bülent Ersoy'un gayrimenkul imparatorluğu dudak uçuklatan cinsten. Edinilen bilgilere göre Diva'nın İstanbul'un çeşitli semtlerinde tam 28 adet dairesi var. Bu dairelerin yanı sıra Türkiye'nin en gözde tatil beldelerinde ve İstanbul'da toplam 4 adet ultra lüks villası bulunuyor. Ancak servetinin en dikkat çeken parçası şüphesiz Marmaris'te sahip olduğu denize sıfır özel ada.
Diva'nın ticari yatırımları da gayrimenkulleri kadar çeşitli. Fethiye'de bir akaryakıt istasyonu bulunan sanatçı, aynı zamanda İstanbul Fenerbahçe'de hizmet veren özel bir saunanın da sahibi. Tüm bu taşınmazların üzerine, kasasında ve üzerinde taşıdığı 60 milyon doları aşkın nakit ve mücevher de eklendiğinde, Bülent Ersoy Türkiye'nin en varlıklı sanatçıları listesinde zirveye oynuyor.
BÜLENT ERSOY KİMDİR?
Asıl adı Bülent Erkoç olan sanatçı, 9 Haziran 1952 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Müzik hayatına çok küçük yaşlarda özel dersler alarak başladı ve İstanbul Konservatuvarı'na kısa bir süre devam etti. Melahat Pars ve Rıdvan Aytan gibi üstatlardan aldığı derslerle müzikal yeteneğini geliştirdi. İlk kez 1970 yılında Üsküdar'daki Özlem Aile Gazinosu'nda sahne aldı. O dönem düzenlenen bir ses yarışmasında birinci oldu ve bin lira para ödülü kazandı.
Kariyerindeki asıl sıçramayı 1974 yılında Maksim Gazinosu'nda sahneye çıkarak yaptı. Klasik uzunçalar plağı satış rekorları kırdı. Maksim'in sahibi Fahrettin Aslan onu assolist olarak sahneye çıkardı. Bugün herkesin bildiği 'Ersoy' soyadını ise ona tiyatrocu Müjdat Gezen verdi. Müzeyyen Senar ekolünün temsilcisi olarak başladığı yolda, hem akademik tavrı hem de güçlü yorumuyla kısa sürede zirveye yerleşti.
YASAKLI YILLAR VE CİNSİYET DEĞİŞİMİ SÜRECİ
Bülent Ersoy'un hayatı 1980'li yıllarda dramatik bir dönemece girdi. 1980 İzmir Fuarı'nda yaşanan bir olay sonrası hakkında soruşturma açıldı ve Buca Cezaevi'nde tutuklu kaldı. 12 Eylül Darbesi'nin ardından transseksüel sanatçılara getirilen sahne yasağından o da nasibini aldı ve tam 8 yıl boyunca Türkiye'de sahneye çıkamadı. Bu süreçte 14 Nisan 1981 tarihinde Londra'da cinsiyet değiştirme ameliyatı geçirdi ancak Türkiye o dönemde bu değişikliği yasal olarak tanımadı.
Yasaklı olduğu yıllarda Almanya, Hollanda ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinde gurbetçilere konserler verdi. Hatta Avustralya'da verdiği konser için özel bir albüm bile hazırladı. Türkiye'deki sahne yasağı, 1988 yılında dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın öncülüğünde çıkarılan ve cinsiyet değişikliğine izin veren kanunla sona erdi. Yasağın kalkmasıyla birlikte 'pembe nüfus kağıdı'na kavuştu ve Türkiye'ye muhteşem bir dönüş yaptı.
SAHNELERİN VE EKRANLARIN VAZGEÇİLMEZ İSMİ
Yasağın kalkmasının ardından 'Hasret Konserleri' adı altında verdiği halk konserleriyle büyük ilgi gördü. Bugüne kadar 'Düşkünüm Sana', 'Yaşamak İstiyorum', 'Maazallah' ve 'Aşktan Sabıkalı' gibi satış rekorları kıran sayısız albüme imza attı. Sinemada da 'Beddua', 'Yüz Karası' ve 'Acı Ekmek' gibi filmlerde başrol oynadı.
Sadece sesiyle değil, jüri üyeliği yaptığı Popstar Alaturka gibi yarışmalarla ve sunduğu 'Bülent Ersoy Show' gibi programlarla da ekranların fenomen ismi haline geldi. Tarkan ile yaptığı düetler ve genç kuşakla kurduğu diyalog sayesinde popülaritesini her dönem korudu. Müzik otoriteleri tarafından 'Diva' unvanıyla anılan sanatçı, Türk Sanat Müziği'nin yaşayan en büyük efsanelerinden biri olarak kabul ediliyor.