DESTEKTEN KRİZE...

Abone Ol

Spor farklı bir olgu...
Yönetmek.
İdare etmek.
Yürütmek.
İleriye taşımak.
Sabır ve fedakarlık ister.
Hele Yozgat'ta!..
Derler ya...
Anlatılmaz, yaşanır...
Tam da öyle...
*
Geçmişten ders alınmadığından.
Bugünü yaşıyoruz.
Geçmişin kötü örnekleri varken.
Bodoslama ilerliyoruz.
İyi mi?
*
Başarı da herkes varken.
Başarısızlıkta kimse olmaz.
Yükü omuzlarken teksiniz.
Yük omuzlansın dendiğinde kimse çıkmaz...
*
Bozokspor üzerinde kara bulutlar dolaşıyor...
Sahiplenmeden yalnızlığa...
Destekten krize gelindi...
*
Benzer sorunlar yaşandı.
Yaşanacak.
Bu işin doğasında var.
Lakin.
Benzer mevzular üzerinde yaşanması garip...
Aynı yerden gol yiyoruz.
Kimse, dönüp bakmıyor...
*
'Şehir bizim takım bizim' derken.
Söylemlerin eyleme dönüşmediğinde anlamı olmuyor...
Bir maç için alınan biletlerin sürekliliği olmadığında anlamsız kalıyor.
Yükü omuzlayana protokolde yer vermediğinizde...
Başkanı tek başına kenarda bıraktığınızda...
Destekten krizler çıkıyor.
*
Sorun güne dair değil.
Önce bunda anlaşılması lazım.
Nurullah Nurdoğan...
Halil İbrahim Yılmaz...
Mehmet Yemenoğlu...
Kazım Arslan...
Celal Köse...
Bahadır Yılmaz...
Alparslan Akyüz...
Son yıllarda benzer 'yalnızlık' içerisinde kaldılar...
Şehrin kaderi 'şahıs'ların üzerine bırakıldı...
Gelinen nokta budur...
*
Ne olacak?
Ne yapılacak?
Nasıl yürüyecek?
Çözüme başlanacak burasıdır...
*
Valilik.
Belediye.
STK...
Meslek Odaları.
İş insanları.
Şehre gönül vermiş.
Yozgatlıyım diyenlerin.
Yükü omuzlayıp.
Kurumsal bir yapı için adım atamaları gerekiyor...
Süreklilik arz eden gelir kaynaklarının oluşturulması...
Doğru yapılanma.
Doğru planlama.
Doğru zemin hazırlanması gerekiyor.
*
Destekten krize...
Anlatabildim mi?