Güncel

Dünyanın en çirkin şehriydi! Şimdi turistler akın ediyor

Belçika'nın Charleroi kenti, yıllar önce aldığı olumsuz unvanı beklenmedik bir avantaja çevirdi. Geçmişin metruk sanayi yapıları ve terk edilmiş maden ocakları, şimdilerde yepyeni bir seyahat akımının merkez üssü konumunda. Peki, bir dönemin çelik ve kömür devi olan bu kent, harabelerinden nasıl bir turizm modeli yarattı? İşte kentsel keşif meraklılarını bölgeye çeken o sıra dışı değişimin perde arkası...

Abone Ol

Yıllar önce Hollanda basınında yer alan sert eleştirilerin ardından başlatılan alternatif turlar, Charleroi’nin kaderini tamamen değiştirdi. Yaklaşık 15 yıldır düzenlenen profesyonel geziler, kentin yıkılmaya yüz tutmuş depolarını ve grafitilerle kaplı devasa çelik kalıntılarını turizme kazandırıyor.

MERAKLILARIN YENİ GÖZDESİ URBEX AKIMI

Fransızca konuşulan Valonya bölgesinin eski ekonomik gücünü yansıtan bu metruk yapılar, bugün "urbex" (kentsel keşif) meraklılarının güzergahında ilk sıralarda yer alıyor. Fotoğrafçılar ve macera arayan gezginler, kentin çöküş döneminden kalan estetik dokuyu yerinde incelemek amacıyla bölgeye yoğun ilgi gösteriyor.

Rehber Nicolas Buissart öncülüğünde süren bu turlarda bölgedeki manzara, "kapitalizmin geride bıraktığı somut atıklar" olarak tanımlanıyor. Ziyaretçiler, bu endüstriyel yıkımın sunduğu özgün atmosferi deneyimlemek için kentin sokaklarında dolaşıyor.

KÖMÜR MADENCİLİĞİNDEN MODERN TURİZME GEÇİŞ

Bir dönem kömür madenciliğiyle Avrupa’nın sanayi devleri arasında sayılan Charleroi’de, son maden ocağının kapanmasının üzerinden kırk yılı aşkın bir süre geçti. Ekonomik dönüşüm sürecini tamamlamaya çalışan kent, günümüzde sanayi mirası turlarının yanı sıra uluslararası havayolu trafiğinin merkezlerinden biri olarak da faaliyet gösteriyor.

Eski fabrikaların, beton ve çelik yığınlarının oluşturduğu bu yeni estetik anlayış, şehre tamamen farklı bir kimlik kazandırdı. Yıkıntıların arasından doğan bu yeni turizm dalgası, yerel ekonomiye de ciddi bir hareketlilik getiriyor.