Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından ilan edilen haziran ayı verileriyle birlikte netlik kazanan yeni zam oranlarını değerlendiren uzman isim, mevcut tablonun kamu çalışanları ve emeklileri açısından ciddi bir gelir kaybına yol açtığına dikkat çekti. Karakaş, özellikle memur statüsündeki emeklilerin yasal enflasyon verilerinin dahi gerisinde bırakıldığını kaydederek sistemdeki aksaklıklara vurgu yaptı.
Altı Aylık Enflasyon Bilançosu ve Gruplar Arasındaki Oran Farkı
Yılın ilk yarısına ait tüketici fiyat endeksi verileri, çalışan ve emekli kesimlerin alacağı zam miktarını doğrudan şekillendirdi. Karakaş’ın paylaştığı verilere göre, 2026 yılının ilk beş ayında biriken toplam enflasyon yüzde 16,60 seviyesinde gerçekleşmişti. Bu orana haziran ayında kaydedilen yüzde 0,99’luk verinin de dahil edilmesiyle, altı aylık kümülatif enflasyon resmi olarak yüzde 17,76 şeklinde kesinleşti.
Yasa gereği bu kümülatif oran, SSK ve Bağ-Kur kapsamındaki emeklilerin maaş bordrolarına doğrudan ilave edilecek. Öte yandan, toplu sözleşme imza hükümleri devreye girdiği için memurlar ile memur emeklilerinin temmuz ayı artış oranı yüzde 13,52 seviyesinde sınırlandırıldı.
Resmi Verilerin Altında Kalan Gelir Güncellemesi
• Mevcut yasal çerçeve, memur ve memur emeklilerinin maaşlarında farklılıklara neden oluyor.
• Karakaş, bu durumu sistemsel bir sorun olarak nitelendiriyor.
• Kamu görevlileri ve emeklileri, resmi enflasyon oranının %4,24 gerisinde kalıyor.
• Bu durum, milyonlarca vatandaşı geçim sıkıntısıyla karşı karşıya bırakıyor.
• Hükümet, TBMM’ye yeni bir kanun teklifi sundu.
• Teklif, taban emekli aylığını 20 bin TL’den 23 bin 552 TL’ye çıkarıyor.
• Karakaş, bu alt sınır koruma politikasının yeni bir gelir adaletsizliği yarattığını belirtiyor.
Taban Maaş Uygulamasının Kapsamı ve Prim Adaletsizliği
Geçmiş yıllardaki istatistikler incelendiğinde, en düşük maaş tamamlama sisteminin kapsamının devasa boyutlara ulaştığı görülüyor. Karakaş’ın aktardığı verilere göre, 2019 senesinde yalnızca 800 bin sigortalıyı içine alan taban aylık desteği, günümüzdeki ekonomik kararlarla birlikte 5 milyondan fazla emekliyi kapsar hale geldi.
Kök aylığı yasal sınırların altında kalan kitlelere yüzde 100’e yaklaşan devlet desteği sunuluyor. Buna karşılık, çalışma hayatı boyunca yüksek prim ödeyerek havuza daha fazla katkı sağlayan emeklilere neredeyse hiçbir destek yansımıyor. Ankara bürokrasisinden sızan kulis bilgilerine göre, yüksek prim ödeyen bu vatandaşlara temmuz döneminde herhangi bir refah payı verilmesi planlanmıyor.
Masadan Tamamen Kalkan Seyyanen Zam Vaadi
Emekli maaşlarındaki asıl büyük fark ise geçmiş dönemlerde verilen sözlerin yansıtılmamasıyla ortaya çıktı. İlk etapta 8 bin 77 TL olan bu sabit artışın, günümüzdeki kümülatif karşılığı 22 bin TL barajını aşmış durumda. Şu anki güncel sistemde en düşük memur emeklisi aylığı 27 bin 877 TL seviyesinde ödeniyor.
Karakaş, geçmişte verilen sözlerin tutulması ve yüzde 13,52’lik temmuz zammına bu seyyanen artışın eklenmesi durumunda en düşük memur emeklisi maaşının tam 57 bin TL seviyesine ulaşacağını belirtti.