Yeşil enerji ve savunma sanayisindeki kritik konumuyla gümüş, artık sadece bir yatırım aracı olmaktan çıktı.
Çin'in ihracat kısıtlamalarına ABD'nin karşı hamlesi eklendi. Dünyaca ünlü finans kuruluşları ise giderek büyüyen yapısal arz açığı karşısında 2026 yılına dair fiyat öngörülerini piyasalarla paylaştı.
Uzak Doğu'da ticaret dinamiklerini derinden etkileyen yeni kararlar devrede. Çin Ticaret Bakanlığı, rafine gümüş satışlarını oldukça sıkı bir lisanslama sistemine bağladı. Kurulan bu yeni mekanizmayla yurt dışına satış yetkisi, yalnızca devletin bizzat onayladığı az sayıdaki yüksek hacimli kuruluşa verildi. İhracatı kısıtlama yoluna giden Pekin yönetimi, eş zamanlı olarak bakır madenciliğinde yoğun biçimde tüketilen sülfürik asidin dış satımına da çeşitli engeller getiriyor.
Washington Cephesinden Kritik Hamle
Çin'in stratejik hammaddeyi ülke içinde tutma çabasına Amerika Birleşik Devletleri cephesinden gecikmeden yanıt geldi. Gümüş, ABD tarafından resmi kritik mineraller listesine ilk kez dahil edildi. Alınan bu kararın temelinde, ithalat bağımlılığının savunma sanayisi ve genel ekonomik güvenlik üzerinde yarattığı büyük riskler yatıyor. Maden artık Washington için ulusal güvenlik bağlamında öncelikli hammaddeler statüsünde değerlendiriliyor.
Fiziksel yapısı gereği dünyadaki en yüksek iletkenlik kapasitesine sahip metal olan gümüş, gelişmiş teknolojilerin tam merkezinde duruyor. Yapay zeka altyapıları ve yeşil enerji projelerinde bu madene yoğun bir şekilde ihtiyaç duyuluyor.
Üretim Tıkanıklığı ve Büyüyen Açık
Küresel piyasadaki arz ve talep dengesizliği giderek daha belirgin bir hal alıyor. Sektörel veriler, pazarın peş peşe altıncı yılında da yapısal arz açığı verdiğini kanıtlıyor. Yıllık bazda hesaplanan bu arz eksikliğinin 46 ila 67 milyon ons aralığında seyrettiği tahmin ediliyor. Talep grafiği sürekli yukarı yönlü hareket ediyor. Üretim kanadında ise işler oldukça yavaş ilerliyor.
• Dünya genelindeki gümüş üretiminin %70’i doğrudan gümüş madenlerinden elde edilmiyor.
• Bu gümüş, çinko, kurşun ve bakır madenciliğinin bir yan ürünü.
• Çin’in sülfürik asit kısıtlaması, bakır üretimini yavaşlatabilir.
• Bakır üretimindeki bu yavaşlama, gümüş arzını da doğrudan etkileyebilir.
Tedarik zincirinde yaşanan bu daralma ve devletlerin jeopolitik hamleleri, uluslararası bankaların analiz raporlarını yeniden şekillendirdi. Çok daha farklı bir senaryo çizen Bank of America (BofA) ise, altın piyasasındaki güçlü duruşun da itici gücüyle ons gümüşün kısa vadede 100 dolar bandına kadar tırmanabileceğini raporladı.
Piyasalar, iki süper gücün teknoloji ve enerji dönüşümündeki bu sessiz hammadde savaşını yakından izlemeye devam ediyor.