Ekonomi

Gümüşün Kazancı Altını Geride Bıraktı!

2025’te onsu yüzde 146 artan gümüş, yüzde 64,2 yükselen altını geride bıraktı. Rekorlar, talep artışı ve uzman uyarıları haberin devamında…

Abone Ol

2025 yılı, kıymetli metaller açısından alışılmış dengelerin bozulduğu bir yıl olarak kayıtlara geçti. Yatırımcının uzun süredir “güvenli liman” denildiğinde ilk akla gelen tercihi olan altın, bu kez yerini gümüşe bıraktı. Ons fiyatında yüzde 146’lık artış yakalayan gümüş, yüzde 64,2 değer kazanan altını yıllık getiride açık ara geride bıraktı.

Arz sıkıntıları, jeopolitik riskler, merkez bankalarının para politikasındaki yön değişikliği ve artan endüstriyel talep, gümüşteki bu sert yükselişin arkasındaki temel unsurlar oldu. Özellikle ABD Merkez Bankası’nın yeniden faiz indirimlerine yönelmesi, yatırımcı ilgisini gümüşe çevirdi.

Gümüş Yıllar Sonra En Sert Yükselişini Yaşadı

Emtia piyasalarında 2025, gümüş açısından tarihi bir yıl oldu. Yıla 28,9 dolardan başlayan gümüşün ons fiyatı, yıl boyunca hızlanan alımlarla aralık ayında 84 dolarla rekor kırdı. Yıl sonu kapanışı ise 71,1 dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu performans, gümüşü 1979’dan bu yana en hızlı yükselişine taşıdı. Hatırlanacağı üzere gümüş, 1979’da yüzde 434’lük artışla benzer bir çıkış yaşamıştı.

Bu yükselişte düşük faiz ortamının etkisi net biçimde hissedildi. Faizlerin gerilemesi, gümüş ve altın gibi kıymetli metallerin alternatif maliyetini düşürdü. Ancak gümüş, altına kıyasla daha sınırlı arz ve güçlü sanayi talebi sayesinde ayrıştı. Yatırımcıların risk iştahının arttığı dönemlerde gümüşe yönelmesi, fiyat hareketlerini daha da hızlandırdı.

Altın/Gümüş Rasyosu 12 Yılın En Düşüğünde

Gümüşteki güçlü performans, altın/gümüş rasyosuna da yansıdı. 2025 yılında rasyo 54,03 seviyesine kadar gerileyerek 2013’ten bu yana en düşük düzeyini gördü. Bu tablo, gümüşün altına kıyasla ne kadar güçlü bir dönemden geçtiğini ortaya koydu.

Gümüşü öne çıkaran bir diğer unsur ise endüstriyel kullanım alanları oldu. Güneş enerjisi panelleri, elektronik ürünler, elektrikli araçlar ve veri merkezleri gibi alanlarda gümüşe olan talep artmaya devam etti. Yeşil enerji dönüşümü ve elektrifikasyon süreci, gümüşü sadece bir yatırım aracı değil, aynı zamanda stratejik bir metal haline getirdi. ABD’nin gümüşü “kritik mineral” listesine alma yönündeki adımı da bu algıyı güçlendirdi.

Arz Sorunları ve Bireysel Yatırımcı Talebi Fiyatı Destekledi

Gümüş piyasasının uzun süredir arz açığı vermesi, fiyatları yukarı taşıyan temel faktörlerden biri oldu. Gümüşün büyük ölçüde diğer metallerin yan ürünü olarak üretilmesi, madencilerin artan talebe hızlı yanıt vermesini zorlaştırıyor. Buna ek olarak ABD’nin gümrük vergilerine ilişkin belirsizlikler de piyasada temkinli bir hava yarattı.

Bireysel yatırımcı cephesinde ise özellikle Kuzey Amerika’da gümüşe ilgi belirgin şekilde arttı. Görece daha erişilebilir olması nedeniyle gümüş, bölgede uzun süredir “fakir adamın altını” olarak anılıyor. Bu algı, küçük yatırımcıların gümüşe yönelmesini kolaylaştırırken talep tarafını canlı tuttu.

Vergi Yükü ve Talep Riski Gündemde

Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, gümüşteki hızlı yükselişe ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Çin’in gümüş ihracatına kısıtlamalar getirdiğini hatırlatan Hansen, ülkenin net ithalatçı olmasına rağmen aynı zamanda büyük bir rafineri ve ihracatçı konumunda olduğunu vurguladı.

Kısa vadede bu gelişmelerin ralliyi hızlandırabileceğini belirten Hansen, marjların aşırı yükselmesi halinde talep daralmasının gündeme gelebileceğine dikkat çekti. Hansen’e göre gümüşte kazanç sağlayan yatırımcılar, yüksek vergi yükümlülükleriyle karşılaşabilir ve nakde dönmek için pozisyonlarını azaltabilir. Ayrıca piyasada sıkça dile getirilen “küresel gümüş kıtlığı” söylemlerinin, dünya genelinde evlerde ve depolarda tutulan önemli miktardaki gümüşü çoğu zaman göz ardı ettiğini ifade etti.