Yıllık izin kullanımı sırasında hafta sonlarının izin süresinden sayılıp sayılmayacağına ilişkin merak edilen konu, Yargıtay’ın verdiği kararla yeniden gündeme geldi. Milyonlarca çalışanı ilgilendiren kararda, yıllık ücretli izin hesabında hafta tatili günlerinin izin süresine dahil edilemeyeceği vurgulandı.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından verilen karar, özellikle yıllık izin planlaması yapan çalışanlar ve işverenler açısından dikkat çeken sonuçlar ortaya koydu. Yüksek Mahkeme, yıllık izin dönemine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin yıllık izin süresinden sayılamayacağına hükmetti.
Hafta Sonları Yıllık İzinden Sayılır mı?
Yargıtay kararının temel dayanağını 4857 sayılı İş Kanunu’nun 56. maddesi oluşturdu. Kanunda yer alan düzenlemeye göre, yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmıyor.
Bu kapsamda, çalışan yıllık izindeyken izin dönemine denk gelen hafta tatili günleri ayrıca değerlendirilmek zorunda. Böylece işçinin yıllık izin hakkı, takvim günü üzerinden değil, kanunda belirtilen çalışma ve tatil günleri dikkate alınarak hesaplanıyor.
Yargıtay’dan Emsal Nitelikte Karar
Karara konu olan dosyada, bir işçinin toplam 28 gün yıllık ücretli izin hakkı bulunduğu belirtildi. İşveren tarafından sunulan belgelerde, işçinin iki ayrı dönemde toplam 28 gün izin kullandığı ileri sürüldü.
Ancak Yargıtay, söz konusu izin tarihleri arasında toplam 4 hafta tatili günü bulunduğunu tespit etti. Kanun gereği bu günlerin yıllık izinden sayılamayacağına dikkat çeken Yüksek Mahkeme, işçinin fiilen 24 gün yıllık izin kullandığı sonucuna vardı.
Bu değerlendirme doğrultusunda işçinin 4 günlük bakiye yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu kesinleşti. Kararda, işyerinde haftada 6 gün çalışma düzeni olduğu için hafta tatili hesabının her hafta için 1 gün üzerinden yapıldığı ifade edildi.
Yıllık İzin Hesabında Nelere Dikkat Edilecek?
Yargıtay’ın kararına göre yıllık izin hesabı yapılırken yalnızca izin başlangıç ve bitiş tarihleri dikkate alınmayacak. İzin süresi içinde kalan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ayrıca hesaplanacak.
Bu nedenle işverenlerin, çalışanların yıllık izin kayıtlarını oluştururken izin dönemine denk gelen tatil günlerini yıllık izin süresinden düşmemesi gerekiyor. Aksi halde çalışanın kullanmadığı izin günleri için yıllık izin ücreti alacağı gündeme gelebiliyor.
İspat Yükümlülüğü İşverende
Yargıtay kararında, yıllık izin kullanımının ispat yükümlülüğünün işverene ait olduğu da hatırlatıldı. İşveren, işçinin yıllık izinlerini kullandığını veya izin ücretinin ödendiğini yazılı belgelerle kanıtlamak zorunda.
Bu nedenle işverenlerin yıllık izin formları, bordro kayıtları ve insan kaynakları sistemlerinde yer alan izin bilgilerini kanuna uygun şekilde düzenlemesi önem taşıyor. Eksik ya da hatalı yapılan izin hesaplamaları, ilerleyen süreçte işçilik alacağı davalarına konu olabiliyor.
Çalışanların Yıllık İzin Hakkı Koruma Altında
Yargıtay’ın bu kararı, yıllık ücretli izin hakkının hesaplanmasında kanuni düzenlemelerin esas alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Kararla birlikte, izin dönemine denk gelen hafta tatili ve resmi tatillerin yıllık izinden düşülemeyeceği netleşmiş oldu.
Buna göre çalışanlar, yıllık izin kullanırken izin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin izin hakkından düşülmemesi gerektiğini dikkate alabilecek. İşverenler ise yıllık izin planlamalarını ve kayıtlarını bu doğrultuda yapmakla yükümlü olacak.
Yargıtay Yıllık İzin Kararı Ne Anlama Geliyor?
Yargıtay’ın emsal niteliğindeki kararı, yıllık izin sürelerinin hesaplanmasında çalışan lehine önemli bir uygulamayı öne çıkarıyor. Karara göre, işçinin yıllık ücretli izin hakkı hesaplanırken tatil günleri izin süresine dahil edilemeyecek.
Bu karar, yıllık izin sürecinde yaşanan hesaplama farklılıklarının önüne geçilmesi açısından önem taşıyor. Özellikle hafta tatili günlerinin yıllık izinden düşülüp düşülmeyeceği konusunda yaşanan tereddütlerin giderilmesi bekleniyor.