Avrupa genelinde hava kalitesini ölçen güncel araştırmanın sonuçları çevre ve halk sağlığı açısından alarm veriyor. Rapora göre Türkiye, kıta çapında hava kirliliğinin en yoğun yaşandığı şehirlerin büyük bir kısmına ev sahipliği yapıyor.
AVRUPA'NIN ZİRVESİNDE IĞDIR VAR
2025 verilerine göre Iğdır, yıllık ortalama 64,4 µg/m³ PM2.5 değeriyle en kirli havaya sahip şehirler listesinde ilk sıraya yerleşti. İzmir'in Buca ilçesi 51,5 µg/m³ ile ikinci sırada onu takip etti. Gödekli, Konya ve Düzce de en riskli ilk 10 şehir arasına girdi.
Dünya Sağlık Örgütü'nün güvenli sınır olarak belirlediği 5 µg/m³ seviyesinin çok üzerine çıkılan bu ölçümler uzmanları harekete geçirdi. Listenin ilk 10 sırasındaki diğer tehlikeli bölgeleri ise Sırbistan ve Bosna-Hersek şehirleri oluşturdu.
KİRLİLİĞİN TEMEL NEDENLERİ NELER?
Türkiye’deki yüksek kirlilik oranlarının arkasında birden fazla çevresel ve yapısal faktör yatıyor. Fosil yakıt kullanımının yoğunluğu, sanayi kaynaklı emisyonlar ve yoğun trafik ana sebepler olarak gösteriliyor.
Özellikle kömürle çalışan enerji santralleri ile evlerde kullanılan düşük kaliteli yakıtlar sorunu daha da ağırlaştırıyor. Coğrafi yapı ve meteorolojik koşulların kirleticileri yere yakın tutması, dumanın dağılmasını engelleyerek kirlilik oranını katlıyor.
EN TEMİZ HAVA FİNLANDİYA'DA ÖLÇÜLDÜ
Ölçeğin diğer ucunda ise sıkı çevre politikaları uygulayan Kuzey Avrupa ülkeleri yer alıyor. Finlandiya, hava kirliliğinin en düşük olduğu şehirler listesinde ilk 10'un yarısını elinde tutuyor. Sadece 1,3 µg/m³'lük seviyesiyle Utö adası kıtanın en temiz havasına sahip bölgesi oldu.
Elverişli coğrafya ve düşük nüfus yoğunluğunun yanı sıra, yenilenebilir enerji kaynaklarının yüzde 54 oranında kullanılması bu başarıda belirleyici rol oynadı. İzlanda, İsveç ve Portekiz de en temiz havaya sahip diğer ülkeler arasında öne çıktı.
GÖRÜNMEZ TEHLİKE PM2.5'TEN NASIL KORUNMALIYIZ?
PM2.5 olarak adlandırılan ince parçacıklar, solunduğunda doğrudan akciğerlere ulaşıp kana karışabilme özelliğine sahip. Bu durum solunum yolu rahatsızlıkları, kalp-damar hastalıkları ve kanser gibi uzun süreli sağlık risklerini beraberinde getiriyor.
Uzmanlar, kirliliğin yoğun olduğu günlerde kapı ve pencerelerin kapalı tutulması ile havalandırma sistemlerinin iç sirkülasyon modunda çalıştırılması gerektiğini vurguluyor. Dışarı çıkılması zorunlu olan durumlarda ise çok küçük parçacıkları filtreleyebilen KN95 tipi maskelerin kullanılması hayati önem taşıyor.