KİM OLSUN?

Abone Ol

Siyasetin onuru olmaz.
Vefası asla.
Günlüktür.
Hatta anlık.
İşine geldiği gibidir.
Menfaat.
Çıkar.
Ego.
Kibir.
Ağırlıklıdır.
Nefsin sınavıdır bir bakıma.
Bilin.
*
Kim olsun?
Erken diyeceksiniz.
Malum.
Yerel seçimler yaklaşıyor.
Şimdiden hazırlık yapılıyor.
Kimlerin olacağı ile.
Olması gerektiği arasında çizgiler çiziliyor.
İyi mi?
*
Siyasetin kavramı değişti.
Bunu anlamak lazım.
'Ben' merkezinde
'Nefis' duygusuyla.
Alınan/alınacaklar yollar.
Toplumsal dağılımları tetikliyor.
Aynı masada oturanların.
Farklı kavramlar üzerinde.
Anlayış sergilemeleri 'demokratik' bakılsada...
İç huzurun bozulmasına etki ediyor.
*
Böyle bir yapısal hazırlık içerisinde.
Kim olsun? sorusu öne geliyor.
*
‘Kim olsun’dan çok.
Toplumsal ve kentsel gerçeklerle yüzleşenler olmalı.
Bugünden yapılan çalışmalarda.
İsimler üzerinde durulmaya başlanırsa.
Gün geldiğinde ‘o isimlerin’ boş olduğu.
Katkı getiremeyeceği ortaya çıkacaktır.
*
Gerçekçi olmak lazım.
Yozgat’ın bütünsel bir değişime ihtiyacı vardır.
Bu değişimde mutlak sağlanmalıdır.
Gerçekleştirilmelidir.
Elbette isimler çıkacaktır.
Talipliler olacaktır.
Siyasal manada ‘görev’ alınması gerekirken.
‘Görev’ verildiğinden.
Stratejik hataların cezasını Yozgat çekmiştir.
*
2024 hesabına girilirken.
2018...
2019...
2023 Mayıs seçimleri unutulmamalıdır.
Sanırım.
Görev verilmeyecek.
Birileri görevi alacaktır.
İşte, ‘kim olsun’ sorusunun cevabıda.
Bu noktadan itibaren bulunacaktır.
*
Her ne kadar sistemsel bir değişim ortaya konsa da.
Yapısal değişim olmayacağından.
Yerel bazda ‘görev’ anlayışı öne çıkarılmalıdır.
*
Karalama...
İtibarsızlaştırma...
Ayrıştırma siyaseti.
Yozgat'a büyük zararlar getirdi.
*
Geniş açıdan fotoğrafa bakıldığında.
‘Kim olsun’un yansıması da budur.
*
Anlatabildim mi?