LİSTE...

Abone Ol

Listeler açıklandı.
Ahali ayaklandı.
Böyle olurmuymuş...
Bunlar yazılırmıymış...
Oy vermezmiş.
Sandığa gitmezmiş.
‘O’nu kim listeye koydu?.
‘Bu’nu kim istedi?
Falan, filan...
*
Kimi bekliyordunuz?..
*
Seçim süreçleri böyledir.
Arz talep noktasından.
Toplumun beklentileri ile.
Listeye yazılanlar ‘örtüşmese’
Bir şekilde kabul ettirilir.
Dün ‘tepki’ gösterenler.
‘Bir şey’ yokmuş gibi desteklediler.
Yarın da aynısı olacak.
Homurdanmalar.
Şikayet etmeler.
Bilmem, nereleri aramaya kalkmalar.
Boşuna.
İstediniz, oldu...
*
Yetmezmiş gibi...
Eline kağıt, kalem alıp.
‘İnce’ hesap yaparak.
Vekil sayısını bile söyleyen var.
4-0...
3-1...
2-2...
2-1-1...
Toto mu oynuyorsunuz?
*
Dönelim mi başa?
*
Aslında Yozgat’ın meselesi de burada başlıyor.
Konuşmak.
İstişare etmek.
İletişim kurmak.
Ortak noktada buluşmak gibi bir gereksinimi olmadığından.
Siyasi alanda ‘hep’ ‘oy’layan oluyor.
Yani.
Adayını kendi belirlemediğinden.
Vekilini kendisi seçmek durumunda kalıyor.
Olması gerekenlerden ziyade...
Olmaması gerekenler ‘aday’ pozisyonuna çekilip.
Milletin önüne konuyor.
*
Hayırlı işler...
*
Yozgat sessizlik içerisinde ses vermek yerine.
Ortaya çıkıp ‘cesaret’le ‘ses’ vermedikçe.
Benzer listeler.
Benzer adaylar.
Benzer oluşumlar.
Kentin yönetiminde.
Siyasetin ucunda yer alacaktır.
Bugün ortaya konanlar ‘sürpriz’ değil.
Kentin arzuladığı bir sonuçtur.
Teşkilatların.
Partililerin.
Vatandaşların.
Yüzleri asıp.
Bu nedir? Demek yerine.
Nasıl düzelteceğiz? demesi gerekir.
*
Seçim sonuçuna bakmıyorum bile.
Ahde vefası olmayan siyasetin.
Adayların.
Yarın Yozgat’a ne vereceğini de merak etmiyorum.
*
Değişim isteyenler.
Yeni isimler gelsin diyenler.
Bekir Bozdağ, Av. Yusuf Başer kenarda otursun diyenler.
Bıraksın diyenler.
Daha şimdiden mızıkcılık yapmaya başladılar.
*
Hakikaten kimi bekliyordunuz?
*
Anlatabildim mi?