Kültür ve Sanat

Osmanlı’dan Bugüne Ulaştı: Türkiye’nin İlk’i Yozgat’ta

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan köklü doğa koruma anlayışı, bugün Türkiye genelinde milyonlarca hektarlık alanın korunmasını sağlarken, bu sürecin başlangıç noktası ise Yozgat oldu.

Abone Ol

Türkiye’nin ilk milli parkı olma özelliğini taşıyan Yozgat Çamlığı Milli Parkı, doğa koruma tarihinde sembol bir yere sahip olmayı sürdürüyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) verilerine göre, Türkiye genelinde 690 korunan alanın toplam yüzölçümü 3 milyon 468 bin 369 hektarı aştı. Bu rakam, ülke yüzölçümünün yaklaşık yüzde 4,4’üne karşılık geliyor.

Doğa Korumanın Temeli Yozgat’ta Atıldı

DKMP Genel Müdürü Kadir Çokçetin, Türkiye’de doğa koruma bilincinin yeni olmadığını vurgulayarak, Osmanlı döneminde dahi ekolojik dengeyi korumaya yönelik adımlar atıldığını hatırlattı. Fatih Sultan Mehmet döneminde dere yataklarının korunmasına yönelik yasakların bunun en somut örneklerinden biri olduğunu belirten Çokçetin, Cumhuriyet döneminde ise bu anlayışın yasalarla güçlendirildiğini ifade etti.

Çokçetin, “1958 yılında Yozgat Çamlığı Milli Parkı, Türkiye’nin ilk milli parkı olarak ilan edildi. Bu adım, ülkemizde doğa korumanın kurumsallaşmasının başlangıcı oldu” dedi.

Milli Park Sayısı 50’ye Ulaştı

Yozgat’ta atılan ilk adımın ardından geçen yıllarda doğa koruma alanları hızla arttı. Bugün Türkiye genelinde 50 milli park, 274 tabiat parkı, 111 tabiat anıtı, 32 tabiatı koruma alanı, 138 sulak alan ve 85 yaban hayatı geliştirme sahası bulunuyor.

Toplamda 690 alan, farklı statülerle koruma altında tutuluyor.

2025’te 14 Yeni Alan Koruma Altına Alındı

DKMP Genel Müdürü Çokçetin, yalnızca 2025 yılında 1 milli park, 6 tabiat parkı ve 7 sulak alanın daha koruma statüsü kazandığını açıkladı. Bu çalışmaların yalnızca doğayı değil, aynı zamanda ekoturizmi de desteklediğine dikkat çekti.

“Doğal Miras Gelecek Nesillere Taşınacak”

İklim değişikliğinin etkilerinin arttığına işaret eden Çokçetin, “Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğini korumak hem görevimiz hem de sorumluluğumuz. Doğal mirasımızı sürdürülebilir şekilde yöneterek gelecek nesillere aktarmakta kararlıyız” ifadelerini kullandı.