Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Evren Yaşar, Türkiye'de tarımsal öğretimin 180. yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, iklim değişikliğinin Yozgat'ta su kaynakları ve tarımsal gelecek üzerindeki ciddi etkilerine dikkat çekti. Yaşar, konunun artık soyut bir kavram olmaktan çıktığını ve acil önlem alınması gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Yaşar "İklim krizi Yozgat’ta tarladan sofraya kadar her alanda hissediliyor. Su kaynaklarımız azalıyor ve bu durum sadece çiftçiyi değil, tüm şehir hayatını doğrudan etkiliyor" dedi.
Prof. Dr. Yaşar, mevsimlerin eskisi gibi yaşanmadığını, yağış düzeninin bozulduğunu ifade etti. Kışların daha ılıman, yazların ise daha uzun ve kurak geçtiğini belirten Yaşar, bu düzensizliğin bazen kuraklığa bazen de ani sellere yol açtığını kaydetti.
Tarımsal Üretim ve Göç Riski
Prof. Dr. Yaşar, iklim değişikliği ve su azlığının tarımsal verimi düşürdüğünü ve çiftçi maliyetlerini artırdığını söyledi. Tarım ve hayvancılığın zayıflamasının kırsal ekonomiyi daralttığını ve genç nüfusu göçe zorladığını dile getirdi. Yaşar, köylerin yaşlanması ve üretim kültürünün zayıflamasının Yozgat için büyük bir risk oluşturduğunu ifade etti.
Bu olumsuz tablonun kaçınılmaz olmadığını belirten Yaşar, doğru planlama ve ortak akılla tarımın güçlendirilebileceğini ve gençlerin Yozgat'ta kalmasının sağlanabileceğini aktardı. Çözümün suyu merkeze alan bir kalkınma anlayışından geçtiğini vurguladı.
Modern Sulama ve Doğru Ürün Deseni Zorunluluk
Prof. Dr. Yaşar, Yozgat Valiliği himayesinde atılacak her adımda üniversite olarak destek vermeye hazır olduklarını bildirdi. İsrafı azaltan modern sulama yöntemleri, doğru ürün deseni ve tarla içi su yönetiminin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunun altını çizdi.
Prof. Dr. Yaşar “Kuraklığa dayanıklı bitki çeşitleri, toprağın nemini koruyan uygulamalar ve planlı üretim çiftçimizin emeğini güvence altına alacaktır. Kooperatifçilik ve tarım teknolojileri gençler için yeni umut olabilir” şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Yaşar, Yozgat'ın bereketli toprağı ve dayanışma kültürüyle iklim değişikliğine uyum sağlama potansiyeli olduğunu söyledi. Gelecek nesiller için suyu merkeze alan, iklimi ciddiye alan ve insanı yerinde tutan bir dönüşüm çağrısı yaptı. Bu dönüşümün başarılı olması halinde Yozgat'ta göçün durdurulabileceğini ve yerinde kalkınmanın güçlenebileceğini ifade etti.