Ortalık toz duman.
Ya bize yansıyanlar sanal.
Ya da sanaldakiler gerçek.
Böyle bir süreç.
Sessiz görünenlerin tepkisel yaklaşımı.
Şikayetvari duruşları.
Farklı bir seçimin göstergesi.
*
7 Haziran’ı..
1 Kasım’..
24 Haziran’ı…
31 Mart’ı…
Yaşıyor gibiyiz.
Tek farkı.
Seçmen ‘taraf’sız.
Yani.
Nereye gideceğini?
Nereye varacağını?
Kimi destekleyeceğini?
Kime yol vereceğini?
Hissettiriyor.
Geleni kucaklıyor.
Gideni uğurluyor.
Sıcakkanlı.
Sevecen.
Okşuyor.
Gülücükler dağıtıyor.
‘Ben seni tutuyorum’ demeye getiriyor.
İyi mi?
*
Çok seçim dönemi geçirdim.
Bu kadar ‘karmaşık’
Sonucunu ‘kestirmek’ güç olmadı.
*
Peki.
14 Mayıs’ın galibi nerden çıkacak?
24 Haziran 2018’de
AK Parti 138 bin 247.
MHP 64 bin 25.
CHP 30 bin 135
İyi Parti 19 bin 161.
Diğerleri 7 bin 393 oy aldı.
Cumhur İttifakı 202 bin 272…
Millet İttifakı 52 bin 342 idi..
7 Haziran ‘mesaj’dı.
1 Kasım göstergeye dönüştü.
24 Haziran/31 Mart sonuçtu.
Böyle bir yapı içerisinde.
14 Mayıs karmaşık hale dönüştü…
*
Tartışmanın başka boyutu.
Listelerin kabulünürlüğü sonuçlara tesir edecek mi?
Dahası...
Ortaya çıkacak sonucun şimdiden kabul edilmesi...
*
Seçimin diğer boyutu.
Partilerin iç dinamiklerinin yürüttüğü çalışma.
Dışarıya bakarken.
Kendini görmeyen.
Karşıyı eleştirirken.
Kendi gerçeğine sus-pus olan siyasal zihniyet.
Mağlubiyetin.
Sandığa gömülmenin.
Açılımlarını sağlıyor.
Kabul edin veya etmeyin.
Acı ama gerçek olan.
Sonuç teşkilatların kendi elinde.
Bu saatten sonra zaman yetmeyeceğine göre.
Hayırlı işler.
*
Renk dedik ya.
Siyasetin rengi olmaz.
Hele hele seçime giderken asla.
Yapısal çatlaklıklar içerisinde.
Sağlıklı bir sonuç olmayacağına göre.
Renk körlüğünü de kabul etmiş olursunuz.
*
Anlatabildim mi?