Yeşilay’ın paylaştığı veriler, bağımlılığın yalnızca belirli bir kesimi değil; her yaştan, her eğitim seviyesinden bireyi tehdit eden ciddi bir salgına dönüştüğünü ortaya koyuyor. Özellikle gençler arasında hızla yayılan sanal kumar, aile ilişkilerinden ekonomik hayata kadar pek çok alanda derin yaralar açıyor.
Başvurular Katlanarak Artıyor
Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) verilerine göre kumar bağımlılığı nedeniyle yapılan başvurular 2022 yılında 3 bin 6 iken, 2023’te 3 bin 552’ye, 2024’te 4 bin 798’e yükseldi. 2025 itibarıyla ise başvuru sayısı 5 bin 748’e ulaştı. Bu artış, sanal kumarın kontrolsüz biçimde yaygınlaştığını gözler önüne seriyor.
Yaş dağılımı incelendiğinde, kumar oynayanların yüzde 36,7’sinin 20-30 yaş, yüzde 43,4’ünün ise 30-40 yaş aralığında olduğu görülüyor. Bu tablo, özellikle genç ve üretken nüfus için tehlike çanlarının çaldığını gösteriyor.
Sosyal Çevre En Büyük Tetikleyici
YEDAM verilerine göre danışanların yüzde 57,4’ü kumara arkadaş çevresinin etkisiyle başladığını ifade ediyor. Merak yüzde 20 ile ikinci sırada yer alırken, boş zaman değerlendirme gerekçesi yüzde 6,5 oranında bulunuyor. Uzmanlar, “birlikte oynama” kültürünün sanal kumarı masum bir eğlence gibi gösterdiğini ancak bunun ciddi bir bağımlılığa dönüştüğünü vurguluyor.
Eğitim Seviyesi Riski Azaltmıyor
Veriler, eğitim seviyesinin bağımlılığa karşı koruyucu olmadığını da ortaya koyuyor. Kumar bağımlılığı başvurularının yüzde 13’ünü yüksek lisans mezunları, yüzde 11,3’ünü ise üniversite mezunları oluşturuyor. Uzmanlara göre bu durum, sanal kumarın yalnızca bilgisizlikten değil, psikolojik ve duygusal boşluklardan beslendiğini gösteriyor.
Uzmanlardan Uyarı: Dopamin ve Aidiyet Tuzağı
Klinik psikologlar, sanal kumar bağımlılığının temelinde “dopamin açlığı” ve “aidiyet ihtiyacı” bulunduğuna dikkat çekiyor. Psikolog Tuğçe Betül Şenel, sanal kumarın en tehlikeli yönünün görünmez olması olduğunu belirterek, kişinin günlük yaşamını sürdürürken zihinsel olarak sürekli bahisle meşgul hale geldiğini söylüyor.
Klinik Psikolog Ayhan Altaş ise sanal kumarın çoğu zaman para kazanma isteğinden çok, duygusal boşlukları doldurma çabasıyla başladığını vurguluyor. Altaş, “Bu bağımlılık, sevilmeyen bir çocuğun kontrolsüz bir yetişkinliğe tutunma çabasıdır” ifadelerini kullanıyor.
Erken Farkındalık Hayat Kurtarıyor
Uzmanlar, sanal kumarla mücadelenin yalnızca yasaklarla değil, farkındalık, psikolojik destek ve güçlü sosyal bağlarla mümkün olabileceğini belirtiyor. Ailelerin, eğitimcilerin ve toplumun bu konuda daha duyarlı olması gerektiği vurgulanırken, bağımlılık belirtileri görülen bireylerin gecikmeden profesyonel destek almasının hayati önem taşıdığı ifade ediliyor.