Türkiye’de milyonlarca çalışanın yaşadığı bel fıtığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından meslek hastalığı kapsamında değerlendiriliyor. İş kaynaklı olduğu resmi raporla tespit edilen durumlarda çalışanlar için tazminat ve gelir hakkı doğuyor.
Bel fıtığı meslek hastalığı kapsamında
Uzmanlara göre bel fıtığı, çalışma koşullarına bağlı olarak geliştiğinde meslek hastalığı sayılıyor. Özellikle ağır yük kaldırma, uzun süre ayakta kalma veya zorlayıcı pozisyonlarda çalışma bu rahatsızlığın temel nedenleri arasında yer alıyor.
Bu durumun resmi olarak belgelenmesi halinde çalışanlar için çeşitli haklar devreye giriyor.
Meslek hastalığı kapsamında değerlendirilen bel fıtığında, emeklilikte olduğu gibi yaş ve prim günü şartı aranmıyor. Yetkili sağlık kuruluşlarından alınacak raporla birlikte hukuki süreç başlatılabiliyor.
Bu kapsamda çalışanlar, işverene karşı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabiliyor.
Hastane süreci kritik rol oynuyor
Uzmanlar, hastane başvurularında yapılan işin detaylı şekilde anlatılmasının süreci doğrudan etkilediğini belirtiyor. Şikayetlerin yalnızca ağrı olarak değil, iş koşullarıyla birlikte ifade edilmesi gerekiyor.
Meslek hastalığı tanısı için tam teşekküllü devlet hastaneleri veya meslek hastalıkları hastanelerinden resmi rapor alınması şart.
Sürecin SGK’ya bildirilmesi ve hastalığın mesleki olduğunun tescillenmesi durumunda çalışanlara geçici iş göremezlik ödeneği veriliyor.
Kalıcı hasar oluşması halinde ise sürekli iş göremezlik geliri bağlanarak çalışanlara düzenli maaş imkânı sağlanıyor.
Tazminat yolu açılıyor
Meslek hastalığı raporu alan çalışanlar, işverene karşı dava açarak maddi ve manevi tazminat talep edebiliyor. Bu süreçte iş kazası ve meslek hastalığı hükümleri uygulanıyor.