Yozgat'ta yaşayan 14 yaşındaki Orçun Karakılınç, son altı yıldır müziğe olan ilgisi sayesinde darbuka, def, tef, kajon ve davul olmak üzere beş farklı enstrümanı ustalıkla çalabiliyor. Yozgat Cumhuriyet Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi olan Karakılınç, yeteneğiyle çevresindekilerin takdirini topluyor.
Müzikle Tanışma Hikayesi
Orçun Karakılınç'ın müzik yolculuğu, evde kapılara ve pencerelere vurarak ritim tutmasıyla başladı. Ailesinin dikkatini çeken bu durumun ardından müzik öğretmeni olan dayısı Ömer Ülgen'in yönlendirmesiyle vurmalı çalgılar çalmaya başladı. Mayıs 2024'te okulunda düzenlenen 'O Ses Cumhuriyet' yarışmasında ikincilik derecesi elde eden genç yetenek, daha sonra Yozgat Polifonik Çocuk Korosu'na katılarak yeteneğini geliştirme fırsatı buldu. Önceki hafta ise aynı koro ile Ankara'da düzenlenen bir konser programında sahne aldı.
"En Sevdiğim Enstrüman Darbuka"
Orçun Karakılınç, yeteneğini keşfettiği süreci şu sözlerle anlattı: "Son 6 yıldır müzik ile ilgileniyorum. Müziğe olan ilgim ilk olarak dayım ile başladı. Dayım öğrettikçe ben ritim kalıpları üzerine çalışarak kendimi geliştirdim. Sonra Yozgat’a taşındık. Yozgat’a geldiğimde Belgüzar Hocam ile tanıştım, onun sayesinde sahnelere çıktım. İlerleyen zamanlarda Yozgat Polifonik Çocuk Korosu’ndaydım. LGS sürecim olduğu için ayrılmak zorunda kaldım. O koroda Okan Bozkurt ve Kübra Mutlu hocam ile de tanıştım. Çoğu zaman resmi programlara çıktım Valilik eşliğinde. Anneler Günü programı, okul programları ve benzeri etkinliklere katıldım. Okulumuzda ses yarışması oldu ‘O Ses Cumhuriyet’ diye. Birçok öğrenci arasından ikinci oldum. En sevdiğim enstrüman darbuka. Zaten ilk olarak darbuka ile başladım. Bundan 5-6 yıl önce pencerelere, masalara vuruyordum, elimle ritim tutmaya çalışıyordum. Bu zamanlara kadar dayım ve öğretmenlerim sayesinde geldim" ifadelerini kullandı.
"Amacım ‘Suça Sürüklenen Çocuklar’ Kavramını ‘Sanata Sürüklenen Çocuklar’ Olarak Değiştirmek"
Sanatın iyileştirici gücüne vurgu yapan Karakılınç, "Benim asıl amacım ‘Suça Sürüklenen Çocuklar’ kavramını ‘Sanata Sürüklenen Çocuklar’ olarak değiştirmek istiyorum. Çünkü elinde enstrümanı olan bir çocuk hayatın ritmini yakalar. Buradan akranlarıma sesleniyorum: Vaktinizi boş geçirmeyin, siz de sanata başvurun. Müziğin hayatımda nasıl etkileri oldu? Sinirlendiğimde, hüzünlendiğimde, moralim bozuk olduğunda enstrümanımın başına geçiyordum. Bana moral veriyordu. Mutlu ve heyecanlı olduğumda enstrümanımın başına geçiyordum. Tekrar beni mutlu ediyordu" dedi.