Binlerce yıllık köklü bir geçmişe sahip olan ve Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar uzanan geniş bir coğrafyada "yeni gün" olarak kutlanan nevruz, bu sene 21 Mart'ta gönüllerdeki bahar coşkusuyla dini vecibelerin yerine getirildiği ramazan iklimini birleştirecek. 20-22 Mart tarihlerine denk gelen Ramazan Bayramı ile iç içe geçecek olan Nevruz Bayramı, Türk dünyasında çifte bayram sevincine vesile olacak.
Nevruz kutlamaları kapsamında evlerde ve sokaklarda genel temizlik yapılırken, hazırlanan zengin sofralar bereketin paylaşılmasına aracılık ediyor. "Nevruz köje", "sumalyak" ve "semeni" gibi geleneksel lezzetlerin baş köşede olduğu bu sofralar, Ramazan Bayramı'ndaki ikram kültürüyle benzerlik gösteriyor. Ateş üzerinden atlanması, Ergenekon hatırasına demir dövülmesi ve geleneksel spor müsabakalarıyla kutlanan nevruz, milli kimliği ve ortak kültürel bağı temsil ediyor.
Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Alimcan İnayet, AA muhabirine, iki bayramın aynı döneme denk gelmesinin anlamlı bir tesadüf olduğunu söyledi.
"Nevruz Türk boylarını birbirine bağlayan bir kültür bağı, Türk milli kültürü ve kimliğini besleyen bir kaynaktır. Nevruz Türk dünyasının ortak değerlerinden birisidir. Bugün Türk kültür havzasının hemen hemen tümünde zengin biçim ve içerikle kutlanmaktadır. Davul zurna çalınarak, şiir ve türkü söylenerek nevruzun geldiği müjdelenir. Nevruz günü mezarlıklar ziyaret edilir, zayıf ve fakirlere yardım edilir, dargın ve küskünler barıştırılır. Bu bayram bölge barışının sağlanmasında son derece etkili bir kültürel güçtür. Bu yılki kutlamaların ayrı bir önemi var. Ne mutlu tesadüftür ki Nevruz Bayramı Türk-İslam dünyasının mübarek Ramazan Bayramı'na denk geldi. 20-22 Mart'ta dini bayramımız Ramazan Bayramı'nı idrak ederken, 21 Mart günü de milli bayramımız Nevruz'u kutlayacağız."