Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından açıklanan 2026 yılı ilk çeyrek verileri, Türkiye’de kredi kullanımındaki bölgesel farkları ortaya koydu. Toplam kredi hacmi 25,58 trilyon TL’ye ulaşırken, kişi başına düşen ortalama kredi miktarı 297 bin TL olarak hesaplandı. Verilerde en dikkat çeken detay ise kişi başı kredi kullanımının en düşük olduğu ilin belirlenmesi oldu. Büyükşehirlerde borçlanma oranları yükselirken, Doğu Anadolu illeri listenin en alt sıralarında yer aldı. Bu tablo, Türkiye’nin finansal haritasında belirgin bir ayrışmaya işaret etti. Kredi hacmi trilyonları aştı, büyükşehirler öne çıktı
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre Türkiye’de kredi hacmi rekor seviyeye ulaştı. Özellikle İstanbul, 8,68 trilyon TL’lik toplam kredi hacmiyle açık ara liderliğini sürdürdü. Onu Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa takip etti. Sanayi ve ticaret yoğunluğu yüksek olan bu şehirlerde kredi kullanımının artması dikkat çekti. Özellikle konut, ticari yatırımlar ve bireysel finansman ihtiyaçlarının büyükşehirlerde yoğunlaştığı görülüyor. Ekonomik hareketliliğin yüksek olduğu bölgelerde kredi hacminin büyümesi, finansal sistemin şehir bazlı dağılımını da ortaya koyuyor.
Kişi başı borçta Ankara zirvede, Hakkari son sırada
Kişi başına düşen kredi miktarında ise tablo tersine döndü. Ankara 577 bin TL ile ilk sıraya yerleşirken, İstanbul 551 bin TL ile ikinci sırada yer aldı. Antalya ve Gaziantep de yüksek borçlanma oranlarıyla üst sıralarda kendine yer buldu. Ancak listenin diğer ucunda çok farklı bir tablo ortaya çıktı. Hakkari 56 bin 700 TL ile Türkiye’nin en düşük kişi başı kredi kullanımına sahip ili oldu. Onu Ağrı, Şırnak, Bingöl ve Muş takip etti. Bu fark, kişi başına borçlanmada bölgeler arasında yaklaşık 10 katlık bir uçurum olduğunu gösterdi.
En borçsuz iller Doğu Anadolu’dan çıktı
Verilere göre Türkiye’nin en düşük borçlanma oranlarına sahip illeri ağırlıklı olarak Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer aldı. Hakkari listenin zirvesinde yer alırken, Ağrı ve Şırnak gibi iller de düşük kredi kullanım oranlarıyla dikkat çekti. Ekonomik aktivitenin daha sınırlı olduğu bu bölgelerde bireysel kredi kullanımının düşük olması, toplam finansal yükün de sınırlı kalmasına neden oluyor. Buna karşın büyükşehirlerde hem yaşam maliyetleri hem de yatırım ihtiyaçları kredi kullanımını artırıyor. Bu durum, Türkiye’nin finansal dengelerinin bölgesel farklılıklarla şekillendiğini ortaya koyuyor.
Yozgat’ta kredi kullanımında dengeli görünüm
Yozgat, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin verilerde kredi kullanımında orta ve düşük yoğunluklu iller arasında değerlendiriliyor. Sanayi ve büyük ölçekli ticaret hacminin sınırlı olması, kredi talebinin de daha kontrollü bir seviyede kalmasına neden oluyor. Buna karşılık, bireysel ihtiyaç kredileri ve küçük ölçekli ticari finansman işlemleri kent ekonomisinde önemli yer tutuyor. Özellikle tarım ve kamu ağırlıklı ekonomik yapı, kredi kullanımının ani artışlar yerine daha istikrarlı bir çizgide ilerlemesini sağlıyor. Bu durum, Yozgat’ın finansal profilini büyükşehirlerden ayrıştıran temel unsurlar arasında gösteriliyor.