Yozgat-Boğazlıyan yolu üzerinde, Karabıyık Köyü yol ayrımının yaklaşık 500 metre kuzeyinde bulunan Karabıyık Köprüsü, aradan geçen yaklaşık 510 yıla rağmen ayakta kalmayı sürdürüyor. Kanak Suyu üzerine Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim'in 1516 yılında Mısır Seferi sırasında inşa ettirdiği tarihi yapı, sağlam mimarisiyle dikkat çekerken, aynı güzergahta yaklaşık 15-20 kilometre mesafede bulunan ve halk arasında "kardeş köprü" olarak bilinen diğer tarihi köprü ise bakımsızlığıyla öne çıkıyor. Bir köprü yüzyıllara meydan okurken, diğeri ise her geçen gün biraz daha zamana yenik düşüyor.
Beş Asırlık Karabıyık Köprüsü Tarihe Tanıklık Ediyor
Karabıyık Köprüsü, Kanak Suyu üzerine moloz taş dolgulu ve düzgün kesme taş kaplama tekniğiyle inşa edildi. İki gözlü sivri kemerli yapısıyla Osmanlı döneminin mühendislik anlayışını yansıtan köprü, taş korkulukları ve mimari detaylarıyla günümüzde de özgün karakterini büyük ölçüde koruyor.
Araç trafiğine kapalı olan köprünün zemini geçmiş yıllarda asfaltlanmış olsa da, özgün taş döşemeleri hala görülebiliyor. Yüzyıllardır ayakta duran yapı, genel durumu itibarıyla sağlamlığını korurken, bölgenin önemli tarihi miraslarından biri olmayı sürdürüyor.
Aynı Güzergahtaki Kardeş Köprü Sessizce Yıpranıyor
Karabıyık Köprüsü'ne yaklaşık 15-20 kilometre uzaklıkta bulunan ve yörede "kardeş köprü" olarak bilinen ikinci tarihi köprü ise aynı şansa sahip değil.
Uzun süredir kullanılmayan köprüde geçen yılların izleri belirgin şekilde hissediliyor. Herhangi bir restorasyon çalışmasının yapılmamış olması nedeniyle yapının bazı bölümlerinde yıpranmalar dikkat çekiyor. Bölgeyi yakından bilen vatandaşlar, tarihi köprünün zaman kaybedilmeden koruma altına alınması ve aslına uygun şekilde restore edilmesi gerektiğini dile getiriyor.
Yozgat'ın Tarihi Mirası İçin Koruma Çağrısı
Karabıyık Köprüsü'nün bugün hala sağlam şekilde ayakta olması, Osmanlı taş işçiliğinin ve dönemin mühendislik anlayışının en somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Ancak aynı bölgede yer alan kardeş köprünün bakımsız durumda bulunması, kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalara duyulan ihtiyacı da gözler önüne seriyor.
Tarihi yapıların yalnızca geçmişten kalan eserler olmadığına dikkat çeken vatandaşlar, bu köprülerin korunarak gelecek nesillere aktarılmasının yanı sıra kültür turizmine kazandırılmasının da Yozgat için önemli bir değer oluşturacağını ifade ediyor. Yüzyıllardır ayakta duran Karabıyık Köprüsü bunun mümkün olduğunu gösterirken, kardeş köprünün de aynı özeni görmesi bekleniyor.