Yozgat Haberleri

Yozgat Ziya türküsünün hikayesi nedir? Yozgat Ziya türküsü sözleri (Çamlığın başında tüter bir tütün)

Yozgat'ın meşhur türkülerinden biri olan Ziya Türküsü'nün hikâyesi ve sözleri merak ediliyor. Peki Yozgat Ziya türküsünün hikayesi nedir? Yozgat Ziya türküsü sözleri nelerdir? İşte yanıtı...

Abone Ol

Yozgat'ın kültürel mirasında önemli bir yer tutan Ziya Türküsü, hüznü ve yaşanmışlığıyla dikkat çekiyor. Sadece ezgisiyle değil, ardındaki yarım kalmış aşk hikayesiyle de dinleyenleri derinden etkileyen bu eser, Karacalar Köyü'nden Kızıltepe'ye uzanan acı bir tecrübeyi günümüze taşıyor. Olayların merkezinde ise yörenin sevilen genci Ziya ve nişanlısı Fikriye yer alıyor.

ZİYA VE FİKRİYE'NİN YARIM KALAN HİKAYESİ

Yozgat merkeze bağlı Karacalar Köyü'nde yaşayan Ziya, beş kız kardeşin tek erkek kardeşi olarak biliniyor. Çevresinde at biniciliği ve yiğitliğiyle tanınan genç adam, aynı köyde büyüdüğü Fikriye ile nişanlanıyor.

Süreç, Fikriye'nin imam olan babası Ali Hoca'nın Kızıltepe Köyü'ne tayin olmasıyla yön değiştiriyor. Araya giren mesafe ve dönemin katı kuralları, iki gencin görüşmesini zorlaştırıyor. Uzaktan uzağa büyüyen bu sevda, yağmurlu bir gecede yaşanan talihsiz bir olayla karanlığa gömülüyor.

O KARANLIK GECEDE KIZILTEPE'DE NE YAŞANDI?

Yöresel anlatımlara göre Ziya, nişanlısını görmek için gizlice Kızıltepe'ye gidiyor. Ancak durumu fark eden köyün gençleri, Ziya'nın yolunu keserek darbediyor. Yağmur altında kıyafetleri alınan genç adam, yaklaşık 10 kilometrelik yolu Karacalar Köyü'ne kadar yalın ayak yürümek zorunda kalıyor.

Gurur meselesi yaptığı bu olayı kimseye anlatmayan Ziya, ertesi gün ateşi olmasına rağmen tarlada çalışmaya devam ediyor. Soğuk algınlığı ve karın ağrısı şikayetiyle yatağa düşen genç, kısa süre içinde hayatını kaybediyor. Bölgedeki bir başka iddia ise Ziya'nın cirit oynarken attan düşerek vefat ettiği yönünde şekilleniyor.

ACI HABERİN ARDINDAN YAZILAN 30 KITALIK AĞIT

Ziya'nın vefatından Fikriye'nin ve ailesinin uzun süre haberi olmuyor. Günler sonra Karacalar Köyü'nden gelen bir misafir, Ali Hoca'ya taziye dileklerini iletirken acı gerçek gün yüzüne çıkıyor.

Sohbet sırasında misafirin "Ziya'yı toprağa vereli birkaç gün oldu" sözünü duyan Fikriye, elindeki iğneyi batırarak odadan dışarı fırlıyor. Gözyaşları içinde dökülen kelimeler, bugün hafızalara kazınan o meşhur Ziya Türküsü'nün temelini oluşturuyor. Dokuma tezgahında ve tarlada çalışırken dökülen bu ağıt, yöre halkı tarafından derlenerek günümüze ulaşıyor.

YOZGAT ZİYA TÜRKÜSÜ SÖZLERİ

Fikriye'nin acısını mısralara döktüğü ve günümüzde dilden dile dolaşan "Çamlığın başında tüter bir tütün" türküsünün öne çıkan sözleri şu şekilde kaydediliyor:

Çamlığın başında tüter bir tütün

Acı görmeyenin yüreği bütün

Ziya'nın atını pazara tutun

Gelen geçen Ziyam ölmüş desinler.

At üstünde kuşlar gibi dönen yar

Kendi gidip emsalleri yanan yar

Benim yarım yaylalarda oturur

Ak elini soğuk suya batırır.

Demedim mi yarim ben sana

Çok muhabbet tez ayrılık getirir

Ham meyveyi kopardılar dalından

Ayırdılar beni nazlı yarimden.

Demedim mi nazlı yârim ben sana

Çok muhabbet tez ayrılık getirir

At üstünde kuşlar gibi dönen yar

Kendi gidip emsalleri yanan yar