Yozgat il sınırları içerisinde afet risk analiz haritası incelendiğinde, sel ve su baskınlarına karşı en zayıf halkanın ve en riskli ilçenin Yerköy olduğu şüphe götürmez bir gerçektir.
BİR VADİ TABANINA KURULMANIN BEDELİ VE DELİCE IRMAĞI'NIN ETKİSİ
Yerköy ilçesi, jeolojik olarak devasa tepelerin ve platoların arasında kalmış dar bir vadi tabanına inşa edilmiştir. İlçenin tam ortasından geçen ve Kızılırmak'ın en önemli kollarından biri olan Delice Irmağı, sel riskinin ana kaynağını oluşturur. Çevresi yüksek rakımlı tepelerle sarılı olan Yerköy, şiddetli bir sağanak anında adeta dev bir su toplama hunisi (havzası) gibi işlev görür. Bahar aylarında hem eriyen kar suları hem de aniden bastıran şiddetli yağmurlar, kilometrelerce uzaktaki tepelerden hız kazanarak doğrudan Yerköy'ün ilçe merkezinin bulunduğu o çukur alana doğru hücum eder.
KIRAÇ TEPELERDEN KOPAN ÇAMUR DERYASI İLÇEYİ YUTUYOR
Yerköy'deki seli diğer bölgelerden daha yıkıcı kılan faktör, suyun saf halde gelmemesidir. İlçeyi çevreleyen dağlık alanlarda ve tepelerde orman örtüsünün son derece zayıf olması, ağaç köklerinin suyu toprakta tutmasını engeller. Çıplak ve kıraç topraklara düşen yoğun yağmur, toprağı da beraberinde sökerek hızla aşağıya doğru akar. Bu durum, Yerköy'e sadece suyun değil; tonlarca çamur, balçık, kaya parçası ve molozun inmesine neden olur.
DERE ISLAH ÇALIŞMALARI VE YUKARI HAVZA TEDBİRLERİ ACİLİYET TAŞIYOR
Yozgat'taki afet koordinasyon uzmanları, Yerköy'ün vadi tabanındaki bu talihsiz konumunun ancak ciddi mühendislik projeleriyle yönetilebileceğini vurguluyor. İlçe merkezinden geçen derelerin beton kanallara alınması (ıslahı) tek başına bir çözüm değil. Asıl müdahalenin, suların Yerköy'e inmeden önce doğduğu yüksek tepelerde yapılması gerekiyor. Yamaçlarda suyu yavaşlatacak devasa ağaçlandırma (teraslama) kampanyalarının başlatılması ve dağlardan gelen çamuru/taşı tutacak olan "tersip bentleri" (sel kapanları) inşasının hızlandırılması şart.