Açıkgöz, kış şartlarının kapıya dayandığına ve vatandaşların malına, mülküne daha fazla önem vererek sigorta yapmanın ne kadar önemli olduğuna değindi. Yozgat halkının zorunlu trafik sigortası dışında kasko veya DASK’a önem vermediğini dile getirdi.
SİGORTA ZOR GÜN DOSTU
Açıkgöz: “Görüyorsunuz ki ev fiyatları, araç fiyatları yükseliyor, alım gücü de düşüyor. Başımıza bir şey geldiğinde bunu telafi edecek ne yapacağız, imkânsız hale geliyor. İkinci el araçlara bakıyoruz, şu an yine fiyatları tavan yaptı, alınmaz hale geldi. Orta halli bir ailenin bütçesiyle alınmaz halde. Bunu almışız, başa bir şey geldiğinde telafisinde daha zor hale geliyor. Sigortası olmayan bir aracın en ufak kazasında bile tamire getirmesi güç oluyor. Sigorta kazanına attığınız birikimlerle aracınızı tamire rahatlıkla götürebiliyorsunuz. Sigortayı zor günün dostu olarak lanse etmemizin nedeni bu. Cebinizden çıkacak para bir tek sigorta pirimi yatırırken çıkıyor. Alçak evlerde yağmur suyu problem, dâhili su problem. Yol kazalarının çoğu yağmurdan oluşuyor, çukurlar dolan su nedeniyle gözükmüyor. Hızlı gidince araç yoldan çıkıyor. Allah kimsenin başına hiçbirini vermesin. Görüyorsak bunlar başımıza geliyorsa, sigorta güvencesini ilk sıraya almak gerekiyor” diye konuştu.
KASKO VE DASK ÖNEM TAŞIYOR
Sigortaya verilen paraların fuzuli harcama olmadığına vurgu yapan Açıkgöz, açıklamasına şu cümleler ile devam etti: “Sigorta güvenceniz varken, hasar giderildiği için malınızı güle güle kullanma şansına sahipsiniz. Artık insanlara kaskosuz araç kullanmamalarını söylüyoruz. Fiyatlar yükseldi, dolara bağlı diyoruz ama dolar düşse de fiyatlar yine yükseliyor. Yaşamın ikmal maliyetleri zor. Sağlıkta da aynı. Hastaneye gittiğinizde kapıdan içeri girerken başka oluyor, çıkarken bir başka oluyor. Sağlam giriyorsunuz, parayı öderken hasta oluyorsunuz. Sigorta güvencesinin birinci plana alınmasını herkese öneriyoruz.” dedi.