Bozkırın tam kalbinde yer alan ve karasal iklimin en belirgin, en sert özelliklerini taşıyan bu geniş bölgede, gökyüzünün ağır gri tonlara bürünmesiyle başlayan süreç sessiz sedasız devam ediyor. Yağmur ve yüksek rakımlı kesimlerde kar şeklinde kendini gösteren doğa olayları, geniş coğrafyada birbirinden çok farklı yoğunluklarda hissedildi. Meteorolojik istasyonlardan alınan güncel rakamlar ve uzman analizleri, yükselti faktörünün ve bitki örtüsünün yağış miktarındaki belirleyici rolünü bir kez daha tartışmaya kapalı şekilde ortaya koydu.
ORMANLARIN MERKEZİ AKDAĞMADENİ BİRİNCİ
Bozkırın ortasında adeta bir vaha gibi duran Akdağmadeni ilçesi, Yozgat'ın en fazla yağış alan bölgesi oldu. Yıllık ortalama 500 milimetreye yaklaşan yağış kapasitesiyle il ortalamasını açık ara farkla geçen ilçe, son sistemde de zirveyi kimseye bırakmadı. Yoğun sarıçam ve meşe ormanlarının havayı soğutarak yağışı tetiklemesi, bu birinciliğin en önemli teknik detayı oldu.
YÜKSELTİNİN GETİRDİĞİ AVANTAJ
Deniz seviyesinden yaklaşık 1300 metre yukarıda kurulu olan Akdağmadeni, yüksek platoları sayesinde bulutların nemini yere indirmekte büyük bir avantaja sahip. Şehir merkezinde veya güneydeki düzlük ilçelerde sadece rüzgar olarak hissedilen sistemler, burada etkili sağanaklar veya yoğun kar fırtınaları olarak yüzünü gösteriyor.
BOZKIRDAKİ İKLİM ADASI
Karadeniz ile İç Anadolu iklimi arasında köprü vazifesi gören bu ilçe, Yozgat'ın genel kurak yapısından tamamen ayrışıyor. Akdağmadeni'nin ormanlık yapısı, aldığı bu yüksek yağış miktarıyla kendi kendini besleyen bir mikroklima yaratıyor ve ilin akciğerleri olma görevini sürdürüyor.
ÇİFTÇİNİN YÜZÜNÜ GÜLDÜREN RAKAMLAR
Kış aylarında düşen karın uzun süre yerde kalması ve bahar yağmurlarının bolluğu, yöredeki tarımsal faaliyetlerin sigortası konumunda. Son yağışların ardından toprağın suya tam anlamıyla doyması, bölgedeki hububat ekicilerine rahat bir nefes aldırdı.