Siyaset

15 Temmuz’da Karanlık Koordinasyon: FETÖ’nün Polise, Medyaya ve Camiye Yönelik Talimatları 10 Yıl Sonra Deşifre Oldu

FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin perde arkasındaki koordinasyon mahkeme tutanaklarıyla netleşti. Polise ‘direnişi engelleme’, bilişimcilere ‘medyayı ele geçirme’, mülki amirlere ‘selaları susturma’ görevi verildi. Darbe sonrası için planlanan algı operasyonu ise örgüt elebaşının yeğeninin itiraflarıyla ortaya döküldü.

Abone Ol

Darbe girişiminin üzerinden tam 10 yıl geçmesine rağmen, o geceye ilişkin suskunluğunu bozan sanık ifadeleri ve teknik deliller, örgütün karanlık planlarını adım adım aydınlatmayı sürdürüyor. Özellikle FETÖ’nün sözde emniyet sorumlusu Temel Alsancak tarafından verilen talimatlar, örgütün devlet mekanizmasını nasıl felç etmeye çalıştığının en net kanıtlarından biri oldu.

“Polise Direnişi Engelleme” Talimatı: WhatsApp Yazışmaları Delil Oldu

15 Temmuz gecesi henüz saatler ilerlerken FETÖ mensubu polislere kritik bir mesaj iletildi. Örgütün sözde emniyet yapılanmasının başındaki isim olan Temel Alsancak’tan gelen talimatta, darbecilerin önünü açmak için emniyet güçlerine net bir direktif verildiği tespit edildi:

“Darbeyi gerçekleştiren askerlere karşı direnmeyin, askerle çatışmayın.”

WhatsApp üzerinden gönderilen bu mesajın amacının, FETÖ mensubu polislerin darbeci askerlere karşı direnç göstermesini engellemek ve güvenlik güçlerinin halkla birlikte darbe girişimine karşı koyacak refleksini kırmak olduğu belirlendi. Bu koordinasyon emri, Temel Alsancak’a bağlı olarak faaliyet gösteren mahrem sorumluların sosyal medya platformlarındaki itirafları ve çözümlenen dijital materyaller sayesinde gün yüzüne çıkarıldı.

Bilişim Yapılanması Medya Baskınlarını Organize Etti

FETÖ’nün mahrem yapılanmaları arasındaki koordinasyon sadece emniyetle sınırlı değildi. Darbe girişiminin iletişim ayağını yönetmek üzere harekete geçen örgütün bilişim yapılanması, halkın haber alma kanallarını susturmak için devreye girdi. TRT, TÜRKSAT ve Digiturk gibi stratejik yayın kuruluşlarına yönelik baskınların bizzat bu yapılanma tarafından organize edildiği kanıtlandı. Örgüte bağlı sivil mühendisler, sözde “abilerinin” kontrolünde Ankara ve İstanbul’da operasyonel görevler üstlenerek kamuoyunun manipüle edilmesini ve medya üzerinden darbenin meşru gösterilmeye çalışılmasını amaçladı.

Anadolu’daki Mülki Amirler Selaları Susturmaya Kalktı

Koordinasyonun bir diğer kritik ayağını ise mülki idare yapılanması oluşturdu. Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde görev yapan FETÖ mensubu bazı mülki idare amirlerinin, darbe gecesi vatandaşları meydanlara ve demokrasi nöbetine çağıran selaları susturmaya çalıştığı ortaya çıktı. Bu girişimlerle, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla sokaklara dökülen halkın moral ve motivasyonunun kırılması, direniş ruhunun zayıflatılması hedeflendi. Bu bulgular, FETÖ’nün bir yandan darbeci askerlere lojistik destek sağlarken, diğer yandan toplumsal refleksi bastırmak için idari yetkilerini nasıl suistimal ettiğini netleştirdi.

Darbe Sonrası İçin Sinsice Bir Algı Operasyonu Planlanmış

Soruşturma dosyalarına giren bilgilere göre, FETÖ’nün hesapçı yaklaşımı sadece darbe gecesiyle kısıtlı kalmadı. Örgüt elebaşı Fetullah Gülen’in yeğeni Ebuseleme Gülen tarafından YouTube üzerinden yapılan itiraflar, darbenin başarısız olması ihtimaline karşı uzun vadeli bir kara propaganda planının yapıldığını doğruladı. Ebuseleme Gülen’in aktardığına göre, firari FETÖ yöneticileri Adil Öksüz ve Mustafa Özcan tarafından toplanan paralarla, sonraki yıllara yayılacak kapsamlı bir algı operasyonu finanse edildi.

Örgüt elebaşının bizzat onay verdiği bu proje kapsamında, Adil Öksüz’ün koordine edeceği özel bir ekibin kurulması hedefleniyordu. Bu ekip, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan; aynı zamanda 15 Temmuz darbe girişimini aklayan ve “kurtarıcı” bir hareket olarak gösteren oyun ve animasyonlar tasarlayacaktı. Planın genç nesilleri zehirlemeyi ve tarihi gerçekleri çarpıtmayı amaçladığı bildirildi. Halkın kahramanca direnişini itibarsızlaştırmaya dönük bu girişim, FETÖ’nün ihanette geldiği boyutu bir kez daha gözler önüne serdi.