Türkiye'nin adalet ve infaz sisteminde köklü bir teknolojik dönüşüm için düğmeye basıldı. Adalet Bakanlığı'nın 2025 faaliyet planı kapsamında detayları netleşen yeni düzenleme, uzun yıllardır uygulanan geleneksel denetim yöntemlerini rafa kaldırıyor. Özellikle yükümlülerin belirli periyotlarda polis merkezlerine giderek imza atma mesaisi, yerini tamamen teknoloji tabanlı, anlık ve son derece güvenli bir izleme ağına bırakıyor.
DENETİMLİ SERBESTLİKTE İMZA KALKIYOR MU?
Denetimli serbestlikten faydalanan binlerce kişinin en çok merak ettiği konuların başında imza yükümlülüğünün ne olacağı geliyor. Geliştirilen yeni sistemle birlikte, mevcut uygulamadaki karakola giderek ıslak imza verme zorunluluğu büyük ölçüde ortadan kalkıyor.
Planlanan yeni yapıda süreç şu şekilde işleyecek:
-
Yükümlüler fiziksel olarak polis merkezine gitme zorunluluğundan kurtulacak.
-
Geleneksel imzanın yerini, kişinin tamamen kendine has biyolojik verilerini kullanan biyometrik doğrulamasistemleri alacak.
-
Yükümlülerin konum bilgisi GPS teknolojisi aracılığıyla anlık olarak izlenecek.
-
Belirlenen sınırlar veya kurallar aşıldığında (kural ihlali durumunda) ihlal verisi otomatik olarak sisteme düşecek ve merkeze anında uyarı gidecek.
BİYOMETRİK TAKİP NEDİR, NASIL ÇALIŞACAK?
Biyometrik takip sistemi; kişilerin parmak izi, yüz tanıma veya ses analizi gibi kopyalanamaz fiziksel ve biyolojik verileri üzerinden kimlik doğrulamasının yapıldığı modern bir denetim modeli.
Adalet Bakanlığının yeni projesinde bu teknoloji, mobil cihazlar ve GPS ile entegre bir şekilde kullanılacak. Yükümlülere tahsis edilecek veya telefonlarına kurulacak özel dijital doğrulama sistemleriyle, anlık kimlik kontrolleri uzaktan yapılabilecek. Fiziksel karakol zorunluluğunu en aza indiren bu altyapı sayesinde hem emniyet personelinin üzerindeki insan kaynağı yükü azalacak hem de denetimler sıfır hata payıyla çok daha hızlı gerçekleştirilecek.
BİOSİS PROJESİ İLE KAPASİTE 450 BİN KİŞİYE ÇIKIYOR
Yeni sistemin en dikkat çekici özelliği ise takip kapasitesindeki devasa artış olacak. Adalet Bakanlığı’nın 2025 faaliyet raporunda yer alan verilere göre, mevcut elektronik izleme yöntemleriyle (elektronik kelepçe vb.) aynı anda yaklaşık 3 bin kişi takip edilebiliyor.
Ancak geliştirilen BİOSİS projesi sayesinde bu kapasite inanılmaz bir boyuta ulaşacak. Yeni dijital altyapı devreye girdiğinde;
-
Takip kapasitesi 3 binden 450 bin yükümlüye çıkarılacak.
-
Mevcut elektronik izleme altyapısı tüm ülkeyi kapsayacak şekilde genişletilecek.
-
Türkiye'nin denetimli serbestlik sistemi çok daha merkezi, dijital ve kapsayıcı bir yapıya kavuşarak dünyadaki en modern infaz takip sistemlerinden biri haline gelecek.