Türkiye'de iş dünyasının en büyük sorunları arasında yer alan işveren usulsüzlükleri, iş mahkemelerinin duvarına çarpıyor. Birçok iş yerinde uygulanan sigorta primlerini asgari ücretten gösterme, personelin sürekli girdi-çıktısını yaparak kıdem tazminatını sıfırlama veya işe alım sürecinde tarihsiz istifa dilekçesi imzalatma gibi yöntemler yargıdan net bir şekilde dönüyor. Çalışanların emeklerini koruyan emsal yargı kararları, haksızlığa uğrayan binlerce kişi için önemli bir hukuki dayanak oluşturuyor.
MAAŞ VE SİGORTA PRİMİNDE YAPILAN USULSÜZLÜKLER
Bursa Barosu avukatlarından Enes Şenay, çalışma hayatında sıkça karşılaşılan mağduriyetleri değerlendirerek çalışan haklarına dikkat çekti. İşverenlerin genellikle vergi yükünden kaçınmak veya tazminat ödememek amacıyla çeşitli yollara başvurduğu biliniyor. Bu yöntemlerin başında gerçek maaşın bordroya yansıtılmaması geliyor. Çalışanlar yüksek ücret almalarına rağmen resmi kayıtlarda asgari ücretli gibi gösteriliyor, maaşın geri kalanı elden teslim ediliyor. Ay boyunca tam zamanlı mesai yapan personelin Sosyal Güvenlik Kurumu'na eksik gün bildirimleri yapılarak yasal hakları gasp ediliyor. Ayrıca fazla mesai, hafta sonu ile resmi tatil çalışmaları da temel ücretin bir parçasıymış gibi gösterilip ek ödeme yapılmasının önüne geçiliyor.
BOŞ İSTİFA DİLEKÇESİ VE ASILSIZ SUÇLAMALAR
İşe alım süreçlerinde çalışanların önüne konulan boş ve tarihsiz evraklar, ilerleyen dönemlerde büyük bir tehlikeye dönüşebiliyor. Personel işten çıkarılmak istendiğinde, önceden imzalatılan bu belgelere tarih atılarak durum "kendi isteğiyle ayrıldı" şeklinde yansıtılıyor. Böylece kıdem ve ihbar tazminatı hakları ortadan kaldırılıyor. Tazminat ödememek için başvurulan bir diğer yöntem ise çalışanın çıkışını yüz kızartıcı suçlar, hırsızlık veya disiplinsizlik gibi ağır gerekçelere dayandırmak oluyor. Gerçeği yansıtmayan bu ağır suçlamalarla işine son verilen vatandaşlar, hem maddi hem de manevi anlamda ciddi zorluklar yaşıyor.
SÜREKLİ GİRDİ-ÇIKTI YAPILARAK KIDEM SIFIRLAMA ÇABALARI
Çalışanların yıllar süren emeklerinin karşılığı olan kıdem tazminatını ödememek adına şirketlerin başvurduğu bir diğer hile ise SGK kayıtları üzerinde oynamalar yapmak. İşverenler, personelin kurum içindeki hizmet süresini kesintiye uğratmak amacıyla kağıt üzerinde sürekli işe giriş ve çıkış işlemleri gerçekleştiriyor. Uydurma tutanaklar düzenlenmesi, personelin rızası dışında tamamen farklı bir görev yerine gönderilmesi veya şirket birleşmeleri gibi gerekçeler üretilerek işçi haklarının üstü örtülmeye çalışılıyor.
YARGIDAN İŞÇİYİ KORUYAN NET MESAJLAR
Hukukçular, maliyetleri düşürmek ve tazminat yükünden kurtulmak adına yapılan bu tarz hilelerin iş mahkemelerinde detaylı bir şekilde incelendiğini, tespit edildiğinde adaletin sağlandığını belirtiyor. Vatandaşların yasal haklarının koruma altında olduğuna dikkat çeken Avukat Enes Şenay, yargı süreçlerindeki işleyişi hatırlatarak mağdur edilen çalışanların içini ferah tutması gerektiğini anlattı. Şenay, iş ilişkisinde sıklıkla karşılaşılan durumları özetleyerek hukuki tabloyu şu ifadelerle aktardı:
"İşveren tarafından tutulan tek taraflı tutanakların hukuki geçerliliği yoktur. Görev yeri değişikliği yapılan işçiye haklı fesih hakkı tanınıyor. Kıdem düşürmek için yapılan giriş çıkışlar geçersizdir. Elden ödenen paralar ispatlandığı taktirde işverenler ağır bedeller ödüyor."