Kiracı–ev sahibi ilişkilerinde uzun süredir tartışma konusu olan “ev boşaltılırken boya yapılması gerekir mi” sorusu yargıdan gelen emsal nitelikli kararlarla yeniden gündeme geldi. Fahiş kira artışları ve tahliye süreçleriyle birlikte kiracıların karşı karşıya kaldığı yükler arasında gösterilen boya ve badana zorunluluğu, hukukçuların değerlendirmelerine göre artık her durumda geçerli bir şart olarak kabul edilmiyor. Özellikle Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin kararları, sözleşmeye yazılsa dahi bu yükümlülüğün sınırlarını yeniden çizdi.
Kiracı–ev sahibi ilişkilerinde boya tartışması yeniden gündemde
Son dönemde artan kira uyuşmazlıklarıyla birlikte ev sahiplerinin en sık dile getirdiği taleplerden biri olan “evi nasıl aldıysan öyle bırak” yaklaşımı, hukuki açıdan tartışmalı hale geldi. Uzmanlara göre kiralanan taşınmazın kullanım süresi boyunca oluşan doğal yıpranmalar, kiracıya yüklenemiyor. Duvarlarda zamanla oluşan solma, küçük çizikler veya genel eskime gibi durumlar, olağan kullanım kapsamında değerlendiriliyor. Bu nedenle tahliye sırasında otomatik bir boya zorunluluğu doğmadığı belirtiliyor.
Yargıtay emsal kararı: Olağan yıpranma kiracıya yüklenemez
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin değerlendirmelerinde, kiracının yalnızca kötü kullanım veya kasıtlı zarar durumunda sorumlu tutulabileceği ifade ediliyor. Kararda, sözleşmede “boyalı teslim” ibaresi bulunsa bile bunun tek başına mutlak bir zorunluluk oluşturmadığına dikkat çekiliyor. Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili maddeleri kapsamında kiracının, taşınmazı özenli kullanma yükümlülüğü bulunduğu ancak doğal eskimeden sorumlu olmadığı vurgulanıyor. Bu kapsamda depozito iadesi süreçlerinde de keyfi kesintilerin hukuka aykırı olabileceği değerlendiriliyor.
Depozito ve tahliye sürecinde yeni değerlendirme
Hukukçular, tahliye sırasında ev sahibinin ancak somut zarar veya kötü kullanım ispatı yapması halinde masraf talep edebileceğini belirtiyor. Aksi durumda boya ve tadilat giderlerinin kiracıya yüklenmesinin mümkün olmadığı ifade ediliyor. Ayrıca haksız kesinti yapılması halinde kiracıların icra takibi yoluyla depozito iadesi talep edebileceği hatırlatılıyor. Bu durum, kiracı–ev sahibi ilişkilerinde standart uygulamaların yeniden şekillendiğine işaret ediyor.