Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, yetkili sendikaların memur ve memur emeklilerinin haklarını korumada pasif kaldığını ve hükümetin sunduğu pembe tabloya razı olduğunu belirtti. Taşkın, yaptığı yazılı açıklamada, maaş artışlarının enflasyon karşısında eridiğini ve alım gücünün düştüğünü vurguladı.
Yetkili Sendikaların Pasif Tavrı Eleştirildi
Necip Taşkın, yetkili sendikayı eleştirdiği açıklamasında, memur ve memur emeklilerine yapılan maaş artışlarının kümülatif olarak enflasyonun üzerinde görünmüş olsa da TÜİK’in tartışmalı enflasyon hesaplamalarının, ücretlerin hayat pahalılığının gerisinde kalmasına neden olduğunu ifade etti. Taşkın, bu durumun alım gücünü düşürdüğünü ve yoksullaşmayı derinleştirdiğini söyledi. Toplu Sözleşme görüşmelerinde yetkili sendikadan beklenen kazanımların elde edilemediğine dikkat çeken Taşkın, memur ve memur emeklilerinin ekonomik kayıplarından iktidar kadar, bu süreçte resmi olarak temsil yetkisini elinde bulunduran yetkili sendikaların da sorumlu olduğunun altını çizdi.
"Yetkili Sendika Olmasaydı Daha Fazla Artış Alınabilirdi"
Necip Taşkın, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bilindiği gibi TÜİK, Haziran ayı enflasyon oranını aylık bazda %0,99 yıllık bazda ise %32.11 olarak açıkladı. İTO’nun İstanbul enflasyon oranı %1.14, ENAG’ın haziran ayı enflasyonu %1.94, yıllık enflasyonun ise %51.49 olarak gerçekleşti. Açıklanan veriler ekonomik göstergelere dair farklı bir tablo ortaya koyuyor. İktisatçılar ise bu artışın çarşı pazardaki gerçek fiyat artışlarının çok gerisinde kaldığını, kamu çalışanlarının ve emeklilerin hızla yoksullaştığını vurguluyor. Yetkili sendikalar olmasaydı memur ve memur emeklileri daha fazla artış alabilirdi.”
Alım Gücü Düşüyor, Yetkili Sendikalar Seyrediyor
Taşkın, hem enflasyonun yıkıcı ağırlığının hem de yetkili sendikanın Toplu Sözleşme masasındaki tavrının memur ve memur emeklilerinin kaybına neden olduğunu belirtti. Çalışan kesimin üstüne basarak ifade ettiği gibi yetkili sendika olmasaydı memur ve memur emeklilerinin daha fazla maaş artışı alabileceğini kaydeden Taşkın, “Buradan çıkarılması gereken sonuç şudur; siyasallaşan sarı sendikalar kamu çalışanlarının haklarını korumakta yetersiz kalıyor. Üretimden gelen gücünü kullanamayan; memurun yoksulluk sınırının altında maaş almasına neden olan, en düşük memur emeklisinin asgari ücretin altına düşen maaşlarına gözlerini kapatarak başarısızlıklarını üye sayılarındaki artışla övünerek kapatmaya çalışan bir sendikal anlayışla karşı karşıyayız.” dedi.
Yetkili Sendikaların Sahadan Kopuk Olduğu İddiası
Yetkili sarı sendikaların sahadan kopuk, içe kapanık ve makamlarını korumak refleksiyle sendikacılık yaptığını ifade eden Taşkın, kamuoyu araştırmalarında yüksek enflasyon ve hayat pahalılığının günlük yaşamı ve özellikle memur ve memur emeklilerinin barınma, gıda, ulaşım, elektrik, su, doğalgaz ve eğitim gibi temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını gösterdiğini söyledi. Taşkın, “Yetkili sendika bunları göremiyor veya görmek istemiyor. Memur ve memur emeklileri mevcut gelirleriyle temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar.” ifadelerini kullandı.
Toplu Sözleşme Masasında İmzalanan Artışlar Eriyor
Yetkili sendika seyrederken, Toplu Sözleşme masasında imzalanan yüzdelik artışların hayat pahalılığı ve enflasyon karşısında erimeye devam ettiğini belirten Taşkın, memur ve emeklilerinin alım gücünün düştüğünü ve anayasal hak olan insanca yaşama haklarının ellerinden alındığını kaydetti. Yetkili sendikaların hükümet karşısında yeterli muhalefeti gösteremediği, sorunları çözmek yerine hükümetin çizdiği pembe tabloları kabullendiği görüldüğünü ifade etti.
Üye Sayımları Döneminde Ortaya Çıkan Sendikalar
Yetkili sendikaların yıl boyunca sahadan uzak durduğunu, yalnızca üye sayımlarının yapıldığı 15 Mayıs döneminde ortaya çıktığına tanık olunduğunu söyleyen Taşkın, “Memur ve memur emeklilerini unutarak sadece sendikalarının üye sayısı artışına odaklananlar dar ve sabit gelirli kamu çalışanlarının ve emeklilerinin zor şartlarda yaşamaya çalıştığını anlayamaz.” dedi. Sendikal özgürlüğü baraj kısıtlamalarıyla tıkayan ve çalışanların kendi iradeleriyle sendikalarını seçme özgürlüğünün önüne duvar ören, bağımsız sendikaların faaliyetlerini durdurması için fikir üreten bu zihniyetin, memur ve memur emeklilerinin insanca yaşayabilecekleri ücretin verilmesini sağlayamadığını vurguladı.
Eşel Mobil Sistemi Önerisi
Memur ve memur emeklilerinin ücretlerinin korunmasını sağlayacak yöntemler üzerinde durulması gerektiğini belirten Taşkın, “Grev hakkı olmayan toplu sözleşme düzeninde, yetkili sendikaların mücadele yöntemlerinin pasif kaldığı, sendikal hakların genişletilmesi için daha kararlı adımlar atılması gerektiği ortadadır. Bu çerçevede yetkili sendikaların kendilerinden ziyade alın teri döken ve emeğin karşılığı olabilecek ücretlendirme politikaları üretmesini, vergide adaletin sağlanarak dar ve sabit gelirli memur ve memur emeklilerinin ücretlerinin korunmasını, özellikle ücretlerin korunması amacıyla enflasyon farkının her ay maaşa yansıtılmasını sağlayacak eşel mobil sistemine dönülmesi gibi yöntemler üzerinde çalışmalarını öneriyoruz.” ifadelerini kullandı.


