Milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren önemli bir düzenleme Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), iş yerlerinde yaygın şekilde kullanılan parmak izi, yüz tanıma, iris ve retina taraması gibi biyometrik veri tabanlı personel takip sistemlerinin hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Karar, çalışanların kişisel verilerinin korunması ve işveren-çalışan arasındaki güç dengesizliği gerekçesiyle dikkat çekerken, iş dünyasında geniş yankı uyandırdı.
Biyometrik Takip Sistemlerine KVKK’dan Net Müdahale
KVKK tarafından alınan ilke kararıyla birlikte iş yerlerinde kullanılan biyometrik doğrulama sistemlerinin yasal dayanağı tartışmalı hale geldi. Kurul, özellikle parmak izi ve yüz tanıma gibi sistemlerin, çalışanların en hassas kişisel verilerini içerdiğine dikkat çekti.
Kararda, bu tür verilerin değiştirilemez, kopyalanamaz ve geri döndürülemez nitelikte olduğu vurgulandı. Bu nedenle işverenlerin çalışma sürelerini takip etmek için biyometrik yöntemlere başvurmasının, “gereklilik” ve “ölçülülük” ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade edildi.
Açık Rıza Tartışması ve İşveren Baskısı Vurgusu
Kararın en dikkat çekici noktalarından biri, çalışanlardan alınan “açık rıza” beyanlarının geçerliliğine yönelik değerlendirme oldu. KVKK, işçi ile işveren arasındaki hiyerarşik ilişkinin, gerçek anlamda özgür iradeyle rıza verilmesini zorlaştırdığını belirtti.
Bu kapsamda, çalışanların işini kaybetme veya olumsuz muamele görme korkusuyla biyometrik veri paylaşmaya zorlanmasının, verilen onayı hukuken geçersiz hale getirebileceği ifade edildi. Böylece yalnızca imza alınmasının yeterli bir hukuki koruma sağlamadığına dikkat çekildi.
İş Yerlerine Alternatif Takip Sistemleri Önerildi
KVKK, işverenlerin çalışan takibini sürdürebilmesi için daha güvenli ve ölçülü yöntemlerin kullanılabileceğini hatırlattı. Biyometrik sistemler yerine uygulanabilecek alternatif yöntemler de açıklandı.