Sorgun ilçesine bağlı Şahmuratlı Köyü ve İdrisli Köyü sınırları içinde bulunan harabeler Sorgun'a 13 km, Yozgat'a 50 km mesafede yer alıyor.
Şahmuratlı Köyü'ne 5 km uzaklıktaki harabeler çok geniş bir alanı kaplıyor. Yaklaşık 7 kilometre uzunluğundaki sur duvarları 2,5 kilometrekarelik bir yerleşim alanı oluşturuyor. Sur duvarları 8 metre genişlik ve 7 metre yüksekliğe sahip.
MÖ 600 yıllarında Demir Çağı'nda Medler tarafından kurulduğu tahmin ediliyordu. Ancak 2003 kazı sezonunda Frigce yazıtlar bulunması kentin bir Frig yerleşimi olabileceğini gösterdi. Şehir büyük ölçüde Frigleşmiş durumda.
Kazı Çalışmaları ve Araştırmalar
İlk yüzey araştırması çalışmaları 1993 yılında başladı. 1998-2000 yıllarında müze ile katılımlı araştırma şekline dönüştü. 2001 yılından bugüne kadar kazı ve araştırmalar devam ediyor.
Çalışmalar İngiliz uyruklu Dr. Geoffrey Summers başkanlığında gerçekleştirildi. Daha sonra Prof. Dr. Scott Branting ve ekibi çalışmaları sürdürdü. Jeomanyetik yüzey araştırmaları, direnç yöntemi ve GPS teknikleri kullanıldı.
Kazılar sırasında elde edilen bulgular şehrin yapısal özellikleri hakkında bilgi sundu. Kentin yerleşim yapıları, kamu yapıları ve sivil yapı adaları gelişmiş bir su toplama ve kullanma sistemiyle donatılmış.
Çömlekler, boyalı ve cilalı kâseler, sürahiler, pişirme kapları, depolama kapları, grafitli çanak çömlekler ele geçirildi. Altın, gümüş, bakır alaşımı nesneler, demir araçlar bulundu. Fildişi nesneler, kemik nesneler, amber nesneler, ahşap nesneler kazılarda ortaya çıkarıldı. Demir Çağı insan iskeletleri, Bizans Çağı insan iskeletleri, hayvan kemikleri tespit edildi.
Yüzey araştırması ve kazılardan elde edilen eserler Yozgat Müzesi'nde açılan Kerkenez Salonu'nda sergileniyor. Kapadokya Kapısı kazılarında bulunan hayvan kemikleri toprak altında iyi korunmuş durumda bulundu.
Sur Sistemi ve Kapılar
Kerkenes Dağı'nda bulunan Pteria antik kentinin yedi kapısı tespit edildi. Kapadokya Kapısı, Kuzey Kapısı, Gözbaba Kapısı, Batı Kapısı, Karabaş Kapısı, Güney Kapısı ve Doğu Kapısı bulunuyor.
Surların batıda ortalama 4 metre boşluk bıraktığı görülüyor. Bu boşluğun yerinde o dönemde bir sur kapısının olduğunu doğrulayan kalıntılar bulundu. Döneminin en geniş ve en gelişmiş sur sistemine sahip.
Hafif eğimli arazi üzerinde tam ortada Sülüklü Göl (Büyük Göl) olarak anılan yerde yaklaşık çapı 20 metre olan su birikintileri mevcut. Kızlar Gölü ve Atlar Gölü de benzer yapıya sahip.
Herodot'a göre Kerkenes Orta Kapadokya'nın en güçlü savunma duvarlarına sahipti. Lidya Kralı Krezüs tarafından şehir yakıldığında ve duvarlar yıkıldığında surlar ortadan kayboldu. 1999 yılında yeniden keşfedildi.
Tarihi Süreç ve Persler Dönemi
MÖ 612 yılında Asur İmparatorluğu Med ve Babillilerin ortak saldırısına yenik düştü. Medler imparatorluklarını Anadolu yüksek platosu boyunca batıya Kızılırmak'a doğru genişletti.
Kerkenes Dağı üzerinde Herodot tarihinde Pteria adıyla anılan yeni büyük şehir kuruldu. Orta Kapadokya bölgesinin savunması için önemli bir yerleşim olarak inşa edildi.
MÖ 585 yılında Med ve Lidyalılar arasındaki savaş Güneş tutulması sırasında zirveye ulaştı. Bu tarih Güneş Tutulması Muharebesi olarak anıldı. Kilikyalılar ve Babiller'in arabuluculuğunda barış antlaşması imzalandı.
MÖ 547 yılında Persler tarafından kent zapt edildi. Halkı esir alınarak kent yakıldı ve surları yıkıldı. Pers İmparatorluğu Lidya'yı ortadan kaldırarak Kerkenes'i de ele geçirdi.
Lidya Kralı Krezüs Delfi'deki kehanet merkezine danıştı. Kızılırmak'ı geçtiğinde ne olacağını sordu ve "güçlü bir imparatorluğun yok olacağı" cevabını aldı. Krezüs Pteria'yı ele geçirdi ancak Pers Kralı Büyük Kiros'un öfkesini çekti.
MÖ 547 yılında Lidya ve Pers orduları Pteria yakınlarında karşılaştı ancak yenişemediler. Krezüs başkenti Sart'a dönerken o yıl başka savaş beklemiyordu. Büyük Kiros kralın peşine düştü ve Lidya başkenti Sart'ı zapt etti.
Kehanet gerçekleşti. Krezüs güçlü bir imparatorluğu yok etti, kendi imparatorluğunu. Orta Anadolu'nun en büyük antik kentlerinden biri olan Kerkenes Dağı Şehri'nde kazı ve araştırmalar bölgenin tarihinin aydınlatılmasına katkıda bulunuyor.
Mimari Özellikler ve Sonrası Dönemler
Kentin mimarisinde çabuk bozulabilen kumtaşı denilen bir çeşit taş yoğun olarak kullanıldı. Bu taş hem mimari yapılarda hem de heykeltıraşlık ile yazıtlarda sıklıkla yer aldı.
MÖ 3-2. yüzyıllara ait bazı Galat mezarları Bizans döneminde soyuldu ve değerli parçalar yağmalandı. Harabeler çevresine göre yüksek bir bölgede bulunuyor.
Kiremitlik olarak anılan yerde çok çeşitli kiremit parçaları, çanak parçaları ve kül yığını bulunuyor. Harabeler tamamen gün ışığına çıkarma çalışmaları devam ediyor.
Yozgat'ın tarihi yerleri arasında Kerkenes Harabeleri dünyanın antik kayıp şehirlerinden biri olarak kabul ediliyor. Arkeoloji ve tarih alanında önemli bir keşif olarak değerlendiriliyor.