Tek bir dükkanın gelirinin artık ev geçindirmeye yetmediğini gören İpek, çareyi öğleden sonraları kuryelik yapmakta bulmuş. Ancak iki işte birden aralıksız koşturmak bile ancak günü kurtarmaya yetiyor.
Günde 18 Saat Mesai: "Geçim Şartları Mecbur Bırakıyor"
Mikail İpek’in bir günü dakikası dakikasına hesaplanmış zorlu bir maraton gibi. Her sabah 07.30’da güne başlayan İpek, önce kızını okula bırakıyor ardından hemen Tol Çarşı’daki bakkal dükkanının kepengini açıyor. Öğlen saatlerinde ise devreye bir aile dayanışması giriyor, kayınpederi hiçbir ücret talep etmeden dükkanın başına geçiyor.
Bakkalın önünde mevsimi olan madımak gibi yiyecekleri ve motor bakım ürünleri gibi malzemeler satan İpek, kayınpederinin tezgahı devralması Mikail İpek için bir dinlenme anı değil aksine ikinci mesainin başlangıcı anlamına geliyor. Hemen motorunun başına geçen İpek, öğle saatlerinden gece yarısı 01.30’a kadar sokak sokak paket peşinde kuryelik yapıyor. Son iki yıldır ekonomik şartların kendisini bu tempoya mecbur bıraktığını söyleyen İpek, "Çok zor oluyor ama geçim şartları işte. Mecburen katlanıyoruz" sözleriyle Anadolu esnafının içine düştüğü çaresizliği özetliyor.
‘Kızımı Okula Kaydettirdiğimi Hatırlıyorum, Şimdi Birinci Sınıf Bitti’
Bu yoğun temponun en ağır faturası ise hiç şüphesiz aile hayatına kesiliyor. Gün içinde ailesiyle ne kadar vakit geçirebildiğini sorduğumuzda aldığımız yanıt, yürek burkan cinsten. Kendi evladının büyüdüğünü ancak uzaktan izleyebildiğini dile getiren İpek, içini şu sözlerle döküyor:
"Günde sadece 15 dakika. O da sabah kızımı okula bırakırken. Başka türlü birbirimizi göremiyoruz. Ailemle vakit geçirebiliyorum dersem yalan olur. Kızımı daha dün okul kaydına götürdüğümü biliyorum, baksan şimdi birinci sınıfı bitiriyor. O kadar yanında olamıyorum, büyümesini kaçırıyorum."
‘Fakirlikten Kurtulmak İçin Bir Evde Dört Kişi Çalışmalı’
Ev geçindirmenin zorluklarına değinen Mikail İpek, durumun sadece Yozgat’a özgü olmadığını tüm Türkiye genelinde ciddi bir geçim sıkıntısı yaşandığını vurguluyor. İpek’e göre artık tek bir kişinin çalışarak ailesini rahat ettirmesi imkansız. Bu durumu İpek şu sözlerle özetliyor, "Mevcut şartlarda en kötü ihtimalle bir evde dört kişinin birden çalışması lazım ki o aile fakirlikten kurtulabilsin."
Kendisi tek başına ailesinin yükünü sırtlamış durumda olan İpek, eşinin 15 yıllık tekstil geçmişi olmasına rağmen Yozgat’ta şartlarına uygun bir iş bulamadıklarını ifade ediyor. Şehirdeki tekstil fabrikalarının Yerköy ilçesinde olduğunu belirten emektar esnaf, "Fabrika uzak olduğu için git-gel her gün en az iki saat yolda geçecek. 12 saatlik mesai, yolla birlikte 14-15 saati buluyor. Kızımız henüz çok küçük olduğu için evle işin yakın olması gerekiyordu. İş bulamadığımız için hanım evde çocukla kalıyor yük de tamamen benim üzerime biniyor" diyerek yereldeki istihdam sorununa da dikkat çekiyor.