Mersin’in Tarsus ilçesinde kurulan sıra dışı bir üretim modeli, tarımda yeni bir dönemin kapısını aralıyor. İki kardeşin hayata geçirdiği yapay zeka destekli topraksız sera sistemi, hem üretim kapasitesi hem de ihracat başarısıyla dikkat çekiyor. Kırmızı çileğin yanı sıra yetiştirilen beyaz çilek, kısa sürede uluslararası pazarda kendine yer buldu. Rusya’dan Körfez ülkelerine uzanan ihracat ağı, bu teknolojik tarım modelinin ne kadar hızlı büyüdüğünü ortaya koyuyor.
Yapay zeka destekli sera üretimi Tarsus’ta hayat buldu
Tarsus’ta kurulan sera sistemi, klasik tarım yöntemlerinden tamamen farklı bir yapıya sahip. Ziraat mühendisi Yasin Çiner ile yazılım mühendisi kardeşi Bülent Samed Çiner’in geliştirdiği sistemde, üretim süreci tamamen teknolojiyle entegre şekilde ilerliyor.
Serada drone’lar, sensörler ve yüksek çözünürlüklü kameralar aktif olarak kullanılıyor. Topraksız üretim alanında sıcaklık, nem ve pH değerleri anlık olarak takip ediliyor. Yapay zeka sistemi ise bu verileri analiz ederek bitkinin ihtiyacına göre otomatik müdahale sağlıyor.
Bu yapı sayesinde hem üretim hataları azalıyor hem de verim ciddi oranda artıyor. Açık tarıma göre dönüm başına neredeyse iki kat fazla fide dikilebilmesi, sistemin en dikkat çekici yönlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Beyaz çilek dünya pazarında yüksek değer görüyor
Serada yetiştirilen en dikkat çekici ürün ise beyaz çilek oldu. Türkiye’de henüz yeni tanınmaya başlayan bu özel ürün, özellikle gurme restoranlar ve pastaneler tarafından yoğun ilgi görüyor.
Üretici Yasin Çiner, beyaz çileğin tadının muz ve ananas aromalarını andırdığını belirtiyor. İlk kez görenlerin ürünü ham zannetmesi ise sık karşılaşılan bir durum.
Bu ürünün en önemli avantajlarından biri ise yüksek piyasa değeri. Beyaz çileğin, kırmızı çileğe göre uluslararası pazarda yaklaşık iki kat daha değerli olduğu ifade ediliyor. Bu durum, ihracat potansiyelini de doğrudan artırıyor.
5 ülkeye ihracat yapılıyor: Talep her geçen gün artıyor
Tarsus’ta üretilen beyaz çilekler sadece Türkiye’de değil, yurt dışında da ciddi bir talep görüyor. Ürünler başta Rusya, Dubai, Katar, Özbekistan ve Kazakistan olmak üzere beş farklı ülkeye gönderiliyor.
Yaklaşık 20 tonluk butik üretim kapasitesiyle çalışan tesis, özellikle Körfez ülkelerinden yoğun sipariş alıyor. Üreticiler, gelecek yıl talebin daha da artmasını bekliyor.
İhracatın düzenli hale gelmesiyle birlikte serada çalışan kişi sayısı da artmış durumda. Üretim alanında çoğunluğu kadınlardan oluşan yaklaşık 80 kişiye istihdam sağlanıyor.
Tarımda teknoloji devrimi: Verimlilik iki katına çıktı
Yapay zeka destekli sistem, yalnızca üretim kalitesini değil, verimliliği de doğrudan etkiliyor. Açık alanda 6-7 bin fide dikilebilen bir dönüm arazi, topraksız serada 16 bine kadar fide kapasitesine ulaşabiliyor.
Bu durum, hem maliyet hem de üretim süresi açısından önemli avantajlar sağlıyor. Sistem aynı zamanda su ve gübre kullanımını optimize ederek daha sürdürülebilir bir tarım modeli oluşturuyor.
Uzmanlar, bu tür projelerin Türkiye’de tarımın geleceğini değiştirebilecek potansiyele sahip olduğunu belirtiyor.
Gelecek hedefi: Daha büyük ihracat ağı
Üreticiler, önümüzdeki dönemde üretim kapasitesini artırmayı ve yeni pazarlara açılmayı hedefliyor. Özellikle Avrupa ve Uzak Doğu pazarları için hazırlıkların sürdüğü ifade ediliyor.
Yüksek katma değerli ürünlere yönelen bu model, tarımda teknoloji kullanımının sadece bir seçenek değil, artık bir zorunluluk haline geldiğini de gösteriyor.