Yozgat’ın UNESCO süreçlerine gösterdiği ilgiyi “gurur verici” olarak nitelendiren Prof. Dr. Oğuz, öğrenen şehir unvanının tek başına yeterli olmadığını, asıl hedefin sürdürülebilir kalkınmayı yaşamın her alanına yaymak olduğunu vurguladı.
Yozgat’ın UNESCO Süreçlerine Güçlü Katılımı
Prof. Dr. Öcal Oğuz, Yozgat’ın UNESCO programlarına entegre olma konusundaki motivasyonunun dikkat çekici olduğunu belirtti. Prof. Dr. Oğuz, “Öğrenen şehir olmak tek başına yeterli değil. Bu unvan, sürdürülebilir kalkınmayı öğrenmiş ve bunu hayat boyu uygulayan şehir anlamına gelir” ifadelerini kullandı.
Yozgat’ın eğitim, koruma, tanıtım ve kimlik inşası başlıklarında önemli fırsatlara sahip olduğuna işaret eden Prof. Dr. Oğuz, genç kuşaklara aktarılacak kültürel bilinç üzerinde durdu.
5 Bin Yıllık Tarih ve Güçlü Kültürel Miras
Yapılan arkeolojik kazıların şehrin yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Oğuz, höyükler, Kerkenes Harabeleri, Tavium kalıntıları ve Hitit mirasının önemine dikkat çekti.
Hattuşa’nın UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girişinin 40. yılına değinen Prof. Dr. Oğuz, Yozgat’ın da bu tarihsel mirasın ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.
Çapanoğlu mirası, Selçuklu ve beylikler dönemine uzanan kümbetler, Emirci Sultan Tekkesi gibi yapılar da Yozgat’ın somut kültürel mirasını güçlendiren unsurlar arasında gösterildi.
Somut Olmayan Kültürel Miras İçin Yeni Hedefler
Yozgat’ın yalnızca taşınır ve taşınmaz eserlerle değil, yaşayan kültürüyle de öne çıktığını belirten Prof. Dr. Oğuz, Bozok Türkmen kültürünün bin yıllık geçmişine vurgu yaptı.
Doğal Miras ve Çamlık Milli Parkı Ön Planda
Türkiye’nin ilk milli parkı olan Yozgat Çamlığı’nın zirveye ev sahipliği yapması, doğal miras vurgusunu yapan Prof. Dr. Oğuz, bölgenin flora ve fauna bakımından endemik türler barındırdığını belirterek bu alanın UNESCO doğal miras listelerine aday gösterilebileceğini söyledi.
Çayıralan, Akdağmadeni, Aydıncık ve Çekerek gibi ilçelerin doğal zenginlikleriyle Yozgat’ın önemli bir çevresel potansiyele sahip olduğu vurgulandı.
Hedef: Göç Veren Değil, Kalkınan Şehir
Zirvenin en dikkat çeken mesajlarından biri ise yerinde kalkınma oldu. Prof. Dr. Oğuz, Yozgat’ın uzun yıllardır göç veren bir şehir olarak anıldığını hatırlatarak UNESCO programlarının bu süreci tersine çevirebileceğini söyledi.
Kültürel, doğal ve akademik potansiyelin harekete geçirilmesiyle şehrin ekonomik refahının artırılabileceğini belirten Prof. Dr. Oğuz, “Neden göç versin? Bu kalkınma hamleleri başarıya ulaşırsa Yozgat insanı kendi şehrinde geleceğini kurabilir” dedi.
Türkiye UNESCO’da Güçlü Konumunu Koruyor
Konuşmasında Türkiye’nin UNESCO’daki genel durumuna da değinen Prof. Dr. Oğuz, Türkiye’nin 58 üyeli yürütme kurulunda üst üste üçüncü kez yer aldığını açıkladı.
Türkiye’nin UNESCO Dünya Miras Listesi’nde 22 somut miras, somut olmayan miras listesinde ise 32 değerle dünyada Çin’den sonra ikinci sırada bulunduğunu ifade etti.