Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü bünyesinde 2013 yılında kurulan “Böcek Müzesi”, ziyaretçilerine doğanın gizli dünyasının kapılarını aralıyor. Türkiye’nin dört bir yanından toplanan yaklaşık 4 bin farklı böcek türünün yer aldığı müze, sadece bilim insanları için değil, özellikle öğrenciler için de eşsiz bir eğitim alanına dönüşmüş durumda.
MÜZEDE 4 BİN BÖCEK TÜRÜ VAR
Koleksiyon için toplanan her örnek önce entomoloji laboratuvarında inceleniyor, ardından sınıflandırılıp koruma altına alınıyor. Böylece hem akademik araştırmalara katkı sağlanıyor hem de gelecek nesiller için canlı bir kaynak oluşturuluyor. Dr. Şeyda Şimşek, müzenin sadece bugünü değil, geleceği de düşündüğünü belirterek, “Burada yaklaşık 4 bin civarında böcek türü bulunuyor. Ancak bu sayıyı artırmak için çalışıyoruz. Türkiye’nin farklı bölgelerinden böcek topluyor, müzeyi her geçen gün büyütüyoruz. Öğrencilerimize hem böcekleri yakından tanıtıyor hem de onların doğaya karşı bilinçlenmesini sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.
ÖĞRENCİLER İÇİN DOĞAL BİR LABORATUVAR
Böcek Müzesi, yalnızca akademisyenlerin değil, öğrencilerin de uğrak noktası haline gelmiş durumda. Farklı okullardan gelen öğrenciler burada böcekleri yakından görme, inceleme ve doğayı daha yakından tanıma fırsatı buluyor. Müze, özellikle çocukların böceklere karşı olan önyargılarını kırmayı hedefliyor. Böceklerin sadece zararlı canlılar olmadığını, doğanın dengesinde önemli roller üstlendiklerini öğrenen öğrenciler, bilimsel bilgilere dokunarak tanıklık ediyor. Böylece ekosistemin karmaşık yapısını somut örneklerle görme fırsatı yakalıyorlar.
MÜZE ADETA YAŞAYAN BİR DERS KİTABI
Küresel ısınma ve iklim değişikliği, böcek türlerinin yaşam alanlarını hızla daraltıyor. Böcek Müzesi ise bu gerçeği gözler önüne seren en canlı kanıtlar arasında yer alıyor. Müzede sergilenen her bir böcek türü, doğanın korunmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Çocuklar için adeta “yaşayan bir ders kitabı” olan müze, aynı zamanda araştırmacılar için de kıymetli bir veri kaynağı. Türkiye’nin farklı bölgelerinden toplanan türler, hem geçmiş hem de gelecek ekolojik araştırmalar için eşsiz bir arşiv niteliği taşıyor.