Hutbede, gezegenlerin yörüngelerinde akışı, güneşin dünyayı aydınlatması ve gece gök cisimlerinin dizilişinin Allah'ı anımsatmaya çağırdığı belirtildi. Kur'an-ı Kerim'den "Onlar göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl yayıldığına bakmazlar mı?" ayetine yer verilerek müminler tefekküre davet edildi.
İnançsızlık Mutsuzluğa Götürür
Hutbede, insanı mutsuzluğa götüren nedenlerin başında inançsızlığın geldiği vurgulandı. İnançsızlığın hayatı anlamsızlaştırdığı, insanı yalnızlaştırdığı ve sorumluluk bilincinin kaybolmasına sebep olduğu ifade edildi. Bir yaratıcının varlığına inanmanın insana huzur ve güven verdiği, kişiyi anlamsızlık karanlığından kurtardığı aktarıldı. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'den "Kim Allah'a iman ederse, Allah onun kalbini doğruya iletir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir" ayeti hatırlatıldı.
Hutbede, hayata dair soruların cevaplarının Yüce Yaradan'ı inkâr ederek bulunamayacağı belirtildi. Nereden gelindiğinin, nereye gidildiğinin ve niçin yaratıldığının vahy-i ilahi olmadan bilinemeyeceği ifade edildi.
Kötülüğün Kaynağı İnsan
Hutbede, yeryüzünde yaşanan hiçbir kötülüğün müsebbibi Allah'ın olmadığı, O'nun kullarına karşı çok merhametli olduğu vurgulandı. Allah'ın insanların iyiliğini istediği, kötülük yapmalarına ve zulme düşmelerine rıza göstermediği belirtildi.
Nefsine uyan, heva ve hevesine tabi olan insanların kötülüğe ve zulme sebep olduğu aktarıldı. Bu konuda Kur'an-ı Kerim'den "Gerçek şu ki Allah insanlara zerre kadar zulmetmez, ancak insanlar kendilerine zulmederler" ayetine yer verildi.
Peygamberler Hidayet Rehberi
Hutbede, Yüce Rabbimizin peygamberleri müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndermekle kullarına büyük bir lütufta bulunduğu ifade edildi. İlahi kitapların hak ile batılı, doğru ile yanlışı beyan etmek üzere indirildiği belirtildi.
Bu ilahi silsilenin son halkasının Hz. Muhammed Mustafa ve ona gönderilen Kur'an-ı Kerim ile kemale erdiği vurgulandı. Ebedi ahiret yurdunun, her hak sahibinin hakkını alması ve inanan ile inanmayanların ayırt edilmesi için yaratıldığı aktarıldı.
Gençlere Allah Sevgisi Aşılamak
Hutbenin son bölümünde, inançsızlık girdabında boğulan insanlara gönül dünyasını açmanın ve ilahi mesajları onlarla buluşturmanın bugünün sorumluluğu olduğu belirtildi. Gençlerin inanca dair susuzluklarının Peygamber Efendimizin sünnet-i seniyye membaı ile giderilmeye çalışılması gerektiği ifade edildi.
Çocukların gönüllerine tatlı dil ve güler yüzle Allah sevgisinin nakşedilmesinin önemi vurgulandı. Hz. Peygamberin "Senin vesilenle Allah'ın bir kişiyi hidayete erdirmesi, senin için güneşin üzerine doğduğu ve battığı her şeyden daha hayırlıdır" hadisi ile hutbe tamamlandı.