Güncel

Polisleri kürekle kovaladı, turistlerin akınına uğradı: Berlin'in göbeğinde bir Anadolu inadı

Osman Kalın'ın 1964'te Almanya'ya gidişinden, Berlin Duvarı'nın ortasında bulduğu boş araziyi bahçeye çevirmesine ve zamanla dünyanın dört bir yanından turist çeken bir gecekondu haline getirmesine uzanan inanılmaz öyküsü.

Abone Ol

Almanya'nın başkenti Berlin'i yıllarca ikiye bölen tarihi Berlin Duvarı'nın tam ortasında, Yozgatlı Osman Kalın'ın inşa ettiği gecekondu, imkansızı başaran bir Anadolu insanının azim dolu hikayesini anlatıyor. 1964 yılında Almanya'ya göç eden Osman Kalın, duvarın gölgesinde bulduğu boş araziyi önce bahçeye, sonra dünyanın dört bir yanından turist çeken ünlü bir gecekonduya dönüştürdü.

Polisleri kürekle kovalayan Yozgatlı

Osman Kalın'ın hikayesi, Berlin Duvarı'nın Soğuk Savaş yıllarında şehri Doğu ve Batı olarak ayırdığı dönemde başladı. Duvarın hemen dibinde, kimsenin sahiplenmediği boş bir araziyi fark eden Kalın, yaklaşık 25 yıl önce burayı çevirip küçük bir bahçe haline getirdi. Ancak işler her zaman yolunda gitmedi; Alman polisi bir gün araziye gelince Osman Kalın'ın verdiği tepki efsaneye dönüştü.

"Polisler geldi. Dedim ki 'Bana bak, benim adım Osman Kalın. Türküm. Osmanlı torunuyum, Atatürk çocuğuyum'. Küreği çektim, kovaladım 2 polisi. Onlar tüfek atıyorlar havaya ben kürekle onları kovaladım. Bir daha da gelmediler."

Kilisenin papazının araya girmesiyle polislerin bir daha gelmeyeceğini öğrenen Kalın, o günleri gülerek anlatıyor: "Ben de 'Tabanca aldım, gelirlerse onları kovalayacağım' dedim. Bir daha da gelmediler."


Duvar yıkıldı, gecekondu turist akınına uğradı

1989'da Berlin Duvarı yıkıldığında bölgedeki çoğu yapı gitti; ama Osman Kalın'ın gecekondusu dimdik ayakta kaldı. Duvarın yıkılmasıyla birlikte, bir dönem iki farklı dünyayı ayıran sınırın tam ortasında tek başına kalan bu ilginç yapı, kısa sürede turistlerin ilgi odağı haline geldi. Dünyanın dört bir yanından ziyaretçiler, Berlin'in göbeğindeki bu "gecekondu"yu görmek için akın etmeye başladı.

Osman Kalın, ünlenen gecekondusuyla ilgili yaptığı açıklamada durumu mütevazı bir şekilde özetliyordu: "Büyük bir para falan kazandığımız yok. Buranın masrafını ve cep harçlığını çıkarıyor. Gecekondunun da kendine göre masrafı oluyor."


20 yıllık komşusu anlattı: "El ele bahçe yaptık"

Osman Kalın'ın komşusu Elmas Altun, gecekondunun ünlenmesinden önce bölgenin çöplüğe döndüğünü belirterek, "Burası önceden çöpten geçilmiyordu. Fakat biz kendi ellerimizle burayı güzelleştirdik. Şimdi burada sebze yetiştiriyoruz. 20 yıldır kendisiyle tanışıyoruz. İkimiz el ele bahçe yaptık" dedi. Altun, bahçede yetiştirdikleri şeftalileri gelen Alman ziyaretçilere ikram ettiklerini ve Almanların belki de ilk kez bir Türk'ün elinden şeftali yediğini söyledi.


Beyaz perdeye aktarılacak

Osman Kalın'ın bu inanılmaz hikayesi, ünlü sanatçı Yılmaz Erdoğan'ın gündemine de girdi. Yönetmenliğini Erdoğan'ın yapacağı "Bir Türk Dünyaya Kederdir" isimli filmde, Kalın'ın gerçek yaşam öyküsünün beyaz perdeye aktarılması planlanıyor. Film projesi, göçmenlerin Almanya'daki yaşam mücadelesini Osman Kalın'ın sıra dışı hikayesi üzerinden anlatmayı hedefliyor.

Osman Kalın, Almanya'yı vatanı olarak gördüğünü ancak Türkiye'deki dört kızını ve memleketini çok özlediğini her fırsatta dile getiriyor. 1964'ten beri Almanya'da yaşayan ve artık torun sahibi olan Kalın, "Almanya benim vatanım. Burayı seviyorum. Ama arkadaşlarımın çoğu öldü. Ben de artık yaşlandım" sözleriyle hüznünü ifade ediyor.