Kiracı ve mülk sahipleri arasında son dönemde giderek artan uyuşmazlıklara dair Yargıtay, dengeleri değiştirecek kritik bir hükme imza attı. Yaşadığı baskılar sonucunda haksız yere fazladan kira bedeli ödediğini belirterek yargının yolunu tutan bir vatandaş, uzun süren hukuki sürecin ardından haklı bulundu. Yüksek Mahkeme, tahliye baskısı ve icra tehdidi altında cebinden ekstra para çıkan kiracının mağduriyetinin giderilmesi gerektiğine dikkat çekti.
BASKI ALTINDA FAZLA ÖDEME YAPMAK ZORUNDA KALDI
Kiracının kiraladığı daire için aylık ödemelerini düzenli olarak mal sahibinin eşinin banka hesabına gönderdiği dosyaya yansıdı. İddiaya göre, sürekli olarak evden çıkarılma ve elektriğinin kesilmesi yönünde baskılara maruz kalan vatandaş hakkında, kira borcu bulunduğu gerekçesiyle icra işlemi başlatıldı. Bu süreçte mülk sahibinin eşi, "kiraya veren değilim" diyerek hesaba yatan geçmiş ödemeleri iade etmeye çalıştı. Yaşanan anlaşmazlığı ve iade girişimini kabul etmeyen kiracı, icra baskısı yüzünden 9 bin 822 lira tutarında fazladan ödeme yapmak durumunda kaldı. Vatandaş, haksız yere kendisinden alınan bu tutarın iadesi için mahkemeye başvurdu.

YEREL MAHKEMEDEN BEKLENMEYEN RET KARARI VE BAKANLIĞIN İTİRAZI
Konuyu değerlendiren İlk Derece Mahkemesi, davanın reddedilmesine hükmetti. Gerekçeli kararda, kiracının söz konusu parayı resmi ödeme emri kendisine tebliğ edilmeden ve ortada kesinleşmiş bir icra takibi yokken yatırdığı belirtildi. Üstelik yerel mahkeme, mağdur olduğunu savunan kiracının karşı tarafa 18 bin lira vekalet ücreti ödemesine karar verdi. Bu gelişmenin ardından Adalet Bakanlığı devreye girerek, yerel mahkemenin verdiği kararın kanun yararına bozulması talebiyle dosyayı Yargıtay gündemine taşıdı.
YARGITAY SON NOKTAYI KOYDU: HAKSIZ TAHSİLAT İADE EDİLMELİ
Dosyayı detaylı bir şekilde inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın seyrini değiştiren bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, meselenin kesinleşmiş bir icra takibi üzerinden zorla tahsil edilen paranın geri istenmesi bağlamında değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Asıl konunun, kira ilişkisi çerçevesinde yasal bir dayanak olmadan fazladan alınan tutarların iadesi olduğu ifade edildi. Bakanlığın itirazını haklı bulan daire, yerel mahkemenin kararını kanun yararına bozdu. Yargıtay ayrıca, kiracıya yüklenen vekalet ücretinin de mevcut yasal düzenlemelere aykırı olduğunu tescilledi.



