Mutfaklarımızın başköşesinde duran, sabah kahvaltısından akşam sohbetine kadar elimizden düşmeyen çaydanlıklar eskidiğinde ya da bozulduğunda çoğumuz yenisine yöneliyoruz. Ancak Yozgat’ta küçük bir dükkânda, yılların yorgunluğunu taşıyan, demlikleri adeta hayata döndüren bir "çaydanlık tabibi" var.
Yenisini Almak Kolay, Eskiyi Yaşatmak Sanat
Yozgat’ın Tol Çarşısının dar sokaklarındaki mütevazı atölyesinde, elinde çekici ve parlatma makinesiyle mesaisine başlayan Serdar Üstündağ, sadece bir tamirci değil, aynı zamanda bir geri dönüşüm elçisi gibi çalışıyor. Kırılan saplar, sızdıran tabanlar ve kararmış gövdeler, ustanın maharetli ellerinde ilk günkü ışıltısına kavuşuyor.
"Eskinin Çayı Daha Lezzetli Olur"
Mesleğin zorluklarından bahseden usta, vatandaşların son yıllarda tamire olan ilgisinin arttığını belirtiyor:
"Vatandaş artık ekonomik şartlardan dolayı elindekini kıymetini bilmeye başladı. Ama mesele sadece para değil. Bir demlik on yıl kullanıldıysa, onun bir ruhu, bir hatırası vardır. Biz burada sadece metali değil, o hatırayı da parlatıyoruz. İyi tamir edilmiş eski bir çaydanlıkta demlenen çayın tadı, yenisinde bulunmaz."
Teknolojiye Karşı Direniş
Plastik saplı, fabrikasyon ürünlerin yaygınlaşması tamir işlerinde zaman zaman azalmalar yaşansa da her ihtimalde de tamir işi çıkıyor diye usta Üstündağ, yine de her sabah "Bismillah" diyerek dükkânını açıyor, Yozgatlıların demliklerini parlatmaya ve tamir etmeye devam ediyor.
Eğer sizin de köşede kalmış, "artık iş görmez" dediğiniz bir emektar çaydanlığınız varsa, onu çöpe atmadan önce bu küçük atölyeye uğramanızda fayda var.