Ekonomi

SGK Borçlarında Radikal Esneklik: Prim Ve Cezalar İçin Ödeme Planı Tamamen Değişti

Vergi ve amme alacaklarının yeniden yapılandırılmasına dair mevzuatın yürürlüğe girmesiyle birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), prim borçlarının tasfiyesine yönelik uygulama esaslarını resmi bir genelgeyle ilan etti. İşte tüm detaylar...

Abone Ol

Yayımlanan yeni yönerge doğrultusunda, ticari işletmeler ve kendi namına çalışan sigortalılar için borç yükünü zamana yayacak oldukça esnek finansal çözümler devreye alındı.

• Yeni nesil taksitlendirme stratejisi, esnaf ve ticari ortaklıkların finansal durumunu iyileştirmeyi amaçlıyor.

• Bu strateji, piyasada likidite sıkışıklığı yaşayan ve ödeme güçlüğü çeken işletmelere yardımcı olmayı hedefliyor.

• Bu yasal imkandan yararlanmak için belirli şartları yerine getirmek gerekiyor.

• Hak sahiplerinin mali durum analizi yaptırmaları da gerekiyor.

Yapılandırma şemsiyesine dahil edilen borç türleri

Kurum tarafından yürürlüğe koyulan tecil ve taksitlendirme modelinin sınırları oldukça geniş tutuldu. Düzenleme kapsamında, bünyesinde sigortalı personel istihdam eden işverenlerin birikmiş prim yükümlülükleri ile Bağ-Kur statüsünde tescili bulunan vatandaşların geçmişe dönük tüm sosyal güvenlik borçları yasal koruma altına alındı.

Bunlara ek olarak, standart sigorta primleri, işsizlik sigortası fonu kesintileri ve 31 Ağustos 2026 yasal sınırına kadar resmiyet kazanarak kesinleşmiş olan tüm idari para cezaları da tecil mekanizmasına dahil edilebilecek.

Mali duruma göre 6 yıla kadar uzayan vadeler

Finansal tablodaki en radikal değişim, borçların kapatılması için tanınan yasal sürede gerçekleşti. Eski uygulamalarda en fazla 36 ay olarak sınırlandırılan azami taksit vadesi, yapılan yasal güncelleme ile tam iki katına çıkarılarak 72 aya yükseltildi.

Ancak 72 aylık maksimum vade imkanından yararlanabilmek için şirketlerin nakit akışlarının ve mali durumlarının bu uzun vadeye ihtiyaç duyduğunu resmi belgelerle kanıtlaması şart koşuluyor. SGK uzmanları tarafından yapılacak detaylı incelemelerde firmaların likidite rasyoları, dönen varlıkları ve ödeme kapasiteleri mercek altına alınacak. Yapılacak bu medikal mali analiz neticesinde işletmenin borcunu 36 aya kadar mı yoksa 72 aya kadar mı ödeyeceğine dair nihai karar verilecek.

Maliyetleri düşüren faiz indirimi ve icra koruması

Yapılandırma sisteminin bir diğer önemli ayağını ise faiz oranlarındaki indirim oluşturuyor. Finansman maliyetlerini aşağı çekerek ödemeyi cazip kılmak adına, daha önce yıllık yüzde 39 olarak işletilen tecil faiz oranı, yeni düzenlemeyle birlikte yüzde 29 seviyesine revize edildi.

Teminatsız işlem sınırında büyük artış

Şirketlerin finansal varlıklarını bloke etmemek adına teminat kurallarında da köklü esneklikler sağlandı. Geçmiş dönem uygulamalarına kıyasla teminatsız yapılandırma yapabilme limiti ciddi oranda yukarı çekildi. Yeni kritere göre, toplam borç miktarı 10 milyon TL sınırına kadar olan işletmelerden hiçbir şekilde banka teminat mektubu veya gayrimenkul ipoteği talep edilmeyecek.

Toplam borcun 10 milyon TL baremini aşması durumunda ise sadece aşan miktarın yarısı kadar bir güvence gösterilmesi gerekecek. Formülü somut bir örnekle açıklamak gerekirse; kuruma toplamda 120 million TL borcu olan büyük ölçekli bir firmanın ilk 10 milyon TL'lik kısmı muafiyet kapsamında değerlendirilecek. Geriye kalan 110 milyon TL'lik bakiyenin yarısına denk gelen 55 milyon TL tutarında bir teminatın kuruma sunulması, 72 aylık yapılandırma sözleşmesinin imzalanması için kafi gelecek.