Yasal taslağın detayları yavaş yavaş belirginleşiyor. Uygulanacak yeni sistemin cezalandırıcı olmaktan ziyade tahsilatı hızlandırıcı ve destekleyici bir yapıda kurgulandığı kaydediliyor. Ankara'daki ekonomi kurmayları bu hamleyi istihdamın korunması açısından oldukça hayati buluyor. Hedeflenen yapı, sadece basit bir erteleme modeli değil. Borçların ödenebilirlik seviyesine çekilmesi planlanıyor. Ticari faaliyetlerin sekteye uğramaması adına vergi daireleri ve sosyal güvenlik kurumlarındaki tahsilat prosedürleri esnetilecek.
Tecil faiz oranlarında kademeli düşüş planlanıyor
Mevcut yasal çerçevede borçlu mükelleflere 72 aya kadar uzanan taksitlendirme seçenekleri sunuluyor. Uzun vadeli ödeme planlarında uygulanan yıllık %39,00 seviyesindeki tecil faizi, işletmelerin üzerinde ciddi bir maliyet baskısı yaratmakta. Bakanlık bürokratları, faiz oranlarını güncel makroekonomik şartlara uydurmak için yeni bir formül geliştiriyor. Kademeli bir indirim sistemi test ediliyor. Mali durum analizi yapılan ve ödeme güçlüğü çektiği tespit edilen mükellefler doğrudan bu sistemden faydalanacak. Planlanan indirim oranının mali disiplin kuralları gereğince %32,00 bandının altına düşürülmeyeceği ifade ediliyor. Gerçekleşecek bu oransal düşüş piyasalar için büyük bir rahatlama anlamına geliyor.

Sosyal güvenlik primleri de pakete dahil edildi
Geniş kapsamlı olarak hazırlanan taslak metin, devlete olan vergi borçlarıyla sınırlı tutulmuyor. İş dünyasının kasasından çıkan en büyük gider kalemlerinden biri olan sosyal güvenlik primleri de yeni düzenleme şemsiyesi altına alınıyor. İmalat ve hizmet alanlarında faaliyet gösterip çok sayıda işçi istihdam eden firmalar için bu birleştirme büyük önem taşıyor. İstihdam maliyetlerini dengeleyen bu yeni yasal zemin, vergi ve işçi prim borçlarının tek bir platform üzerinden yapılandırılmasına imkan tanıyor. Tahsilat süreçlerindeki bu tek tip yönetim modelinin, bütçe gelirlerini artırıcı bir etki yapması bekleniyor.
Teminat zorunluluğunda milyonluk sınır esnetiliyor
Borç yapılandırma süreçlerinde firmaları en çok yoran aşamalardan biri olan teminat gösterme kuralı da yeniden yazılıyor. Taslak çalışmada yer alan bilgiye göre, toplam tutarı 1 000 000 Türk Lirası sınırına kadar olan borçlanmalarda kurumlar tarafından hiçbir şekilde ipotek veya teminat talep edilmeyecek. Getirilen bu esneklik, nakit sorunu yaşayan küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) yasal sisteme girişini oldukça hızlandıracaktır.
Yapılandırmaya konu olan borç miktarı belirlenen bu sınırı aşıyorsa, koruma kalkanı kademeli olarak işletilecek. Yüklü borcu bulunan şirketlerin işlemlerinde ilk 1 000 000 Türk Lirası tutarındaki bölüm yine teminattan muaf sayılacak. Geriye kalan ve sınırı aşan kısmın yalnızca %50,00'si oranında bir banka teminatı veya gayrimenkul güvencesi istenecek. Sanayiciler bu esnek formül sayesinde üretim tesislerinin kapanma riskini atlatabilecek.
Matematiksel tabloda maliyetler ne kadar azalacak?
Maliyet analizleri incelendiğinde, uygulanacak yeni faiz indirimlerinin mükelleflere sağlayacağı matematiksel fayda net bir şekilde görülüyor. Eski sistem baz alındığında 1 000 000 Türk Lirası kamu borcu bulunan bir ticari işletme, yıllık bazda fazladan 390 000 Türk Lirası faiz yükü altına giriyordu. Taslak metindeki yeni oranların %30,00 seviyesine kadar esnetilmesi durumunda, bu ekstra maliyetin direkt olarak 300 000 Türk Lirası seviyesine gerileyeceği hesaplanıyor.
Düşen finansman maliyetleri, işletmelerin aylık ödeme tablolarına anında yansıtılacak. Güncel kurallarla 1 000 000 Türk Lirası tutarındaki bir borcu 12 ay vade ile kapatmak isteyen mükellefin her ay kasasından 115 833 Türk Lirası çıkması gerekiyor. Planlanan yeni faiz düzenlemesinin yasalaşması halinde aynı borcun aylık taksit ödemesi 108 000 Türk Lirası rakamlarına kadar inecek. İşveren sendikaları ve ticaret odası temsilcileri, tecil ve gecikme faizlerinin yarattığı katlanmış maliyetlerin bu paketle birlikte kalıcı olarak son bulmasını talep ediyor.





